"...Pırıl pırıl bir ilkbahar günüydü" diye hatırlıyor Badem ağaçları bin bir çiçek açmıştı.Ama her yerde ölümün iğrenç kokusuyla taş ocağında yanan ölülerin geniz yakan dumanı dolaşıyordu..."
"... Karşılaştığı görüntü ona "barbarlıkların, en korkuncu" gibi geldi.Aşağı yukarı bütün ölüler yaşlılara, kadınlara ve çocuklara aitti. "Bulduğumuz ölülerin hepsi suçsuz kurbanlar" diyordu ve bundan en ufak bir kuşkusu yoktu "hiçbiri elde silah ölmemişti."Her şey öylesine dayanılmaz bir dehşet uyandırıyordu ki, köyü, yanındaki subaylarla temizlemeden emrindeki gençlere girme izni vermedi..."