İnsanî değerlerin buharlaştığı, vahşi rekabet ve kâr dünyasında insan gittikçe siliniyor, anlamsızlaşıyor, mutsuzlaşıyor ve gezegenin adeta çaresiz bir "hastalığı" olma yolunda gönülsüzce ilerliyor.
Herkes tatlı ve derin uykularının kozasına çekildiğinde, ormanda uzun yürüşler yapabileceğim bir arkadaşım yok. Beni derinde etkileyen bir kitabı elimden bıraktığımda, düşüncelerimi paylaşabileceğim kimsem yok. Muhteşem bir sonbahar gününün ışıkları kalbimi ısıtıp içimi sevinçle doldurduğunda ruhumu açabileceğim bir kimse de.
Arkadaşlar yaşama espri, heyecan ve güzellik katar. Eski bir arkadaşla karnına ağrı girecek kadar gülmekten daha çok canlılık veren bir şey yoktur. Kendini üstün görmeye başladığında, arkadaşların seni alçak gönüllü yapar. Kendini fazla ciddiye aldığında, arkadaşların seni güldürür. Yaşam karşına küçük engellerden birini çıkardığında ve işler göründüğünden kötü gittiğinde, iyi arkadaşların yardım için oradadır. Meşgul bir avukatken arkadaşlarıma ayıracak zamanım yoktu. Şimdi senin dışında yalnızım John.
Çoğu kimse gerçekten neyi istediğini ve bunu nasıl elde edeceğini anladığında artık çok geç olmuştur. 'Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse' deyişi o kadar doğrudur ki.