Ömer b. Abdülaziz sahâbe arasında cereyan eden olaylarla ilgili ateşli bir biçimde tartışan bir grubu uyararak onlara şöyle demiştir: "Allah sizin ellerinizi o mübareklerin kanına bulaştırmadı, dişlerinizi de bulaştırmayın."
Öncelikle akla şu sorular gelmektedir. Kendisine verilen peygamberlik görevini yerine getirmek için en zayıf zamanında öz akrabaları da dâhil olmak üzere herkesle mücadele eden peygamber, yanı başında kendisine tabi olmuş ve birçok savaşta bu dava uğruna canlarını sunmuş 100 binin üzerine ashâbı olmasına rağmen hakîkati gizler mi?
"İrade", nesnel koşuları aşabilen ve yaratıcı eylemi yürütebilen bir gücü, bir tür bilinçli eylemi ifade etmektedir. Ama bu tür yaratıcı güç, sadece öznellik değildir, belli bir çabanın amacını, daha geniş bir çerçeveye oturtan bir üründür.
"Yirminci yüzyıl" kavramı o dönemin Çin halkına göre, nereden çıktığı belli olmayan "yabancı bir şey" (yiwu) idi çünkü Çin daha önce "on dokuzuncu yüzyıl" ya da "on sekizinci yüzyıl" diye bir şey tanımamıştı.
Gerek Şiî gerekse de Sünnî kaynaklarda Hz. Hüseyin'in şehadeti ve Kerbelâ vakıasıyla ilgili Şiî retoriklerin neredeyse tamamı Ebû Mihnef Lut b. Yahya isimli hadis uyduran ve rafızi/Şiî olarak tanımlanan bir menkıbecinin hikâyelerine dayanmaktadır.