"Ben yetim dört çocuk büyüttüm kızım. dağ gülü değil, bağ gülüydüm ben. şehir kızıydım hiç zorluk görmemiştim. gençtim, güzeldim. cahilliğimden işte, ben şimdi ne yaparım?’ diye düşünüp dururdum. ama Rabbim deldiği boğazı aç bırakmıyormuş, sahipsizlerin sahibiymiş. yolunu bulduruyormuş. ben hiç aç mezarı göremiyorum bre kızım. neyleyim dünyanın tahtını tümbünü. şimdileri bakıyorum yetinmeyi bilmiyor kimse. ölmeyecekmiş gibi dünyaya sarılıyolar. insan önce bi sağlığına şükredecek sonra da elindekilerle yetinmeyi bilecek zenginlik bu kızım zenginlik bu.
oyy oyyy (derin bi iç çekmeden sonra)
bu dürülü galasıca dünya boş yavrum, sen hiçbir zaman aç gözlü olma şükürsüz olma".