Kitap’taki her bölüm farklı bir makale olduğu için bazı konuları sevebilir bazılarını sıkıcı bulabilirsiniz. Özellikle kanıtlar ile problemlerin çözüldüğü kısımlar okuyucuyu sıkıyor. Lakin bu matematik kitabıdır derseniz, elinize kağıt kalem alıp hesap yapmanız da gerekecektir. Felsefi konulara matematikçi bakış açısı ile yaklaşılan kısımlar daha sürükleyici.
Matematik de resim gibi doğayı yorumlar. Örneğin, iki nokta arasındaki uzay parçası matematikte bir sayıyla (iki nokta arasındaki uzaklıkla) ifade edilir. Elbette bir sayı ile bir uzay parçası arasında ayrım vardır. Burada bir yorum sözkonusudur.
Paradoksun ikiye bölünmekten kaynaklandığı kesin. Aşil’in gitmesi gereken fiziksel uzaklığı hep ikiye bölüyoruz. Demek ki fiziksel uzaklığı (uzayı) durmadan ikiye bölemeyiz. İkiye böle böle, bir zaman sonra öylesine küçük bir uzaklık elde ederiz ki, elde edilen bu miniminnacık uzaklık bir kez daha ikiye bölünemez. Bir başka deyişle, fiziksel uzay sürekli değildir.
Genellikle matematikçiler ilk çözümleri oldukça karmaşıktır. Matematikçiler buldukları ilk çözümü açıklamazlar. Nasıl bir ressam tablosu ile birlikte tablosunun eskizlerini sergilemezse, bir matematikçi de kanıtladığı teoremle birlikte önüne çıkan zorlukları sergilemez.