Sanat, estetik olarak haz verip, eğlendirerek insanı oyalar ve yaşam dersi vererek insanı yetiştirir. İnsanların ruhlarını yaşamın karanlıklarından kurtarıp, gerçek yaşamdan daha üstün olan ideal bir yaşam için hazırlar.
Yenilik, başlangıçta insanların tepki gösterdikleri beğenmedikleri şaşırıp eleştirdikleri bir olaydır. Üstünden belli bir zaman geçtikten sonra insanlar yeni olan şeyin varlığına alışır, eski değerler bir kenara bırakılır. Başlangıçta korktuğumuz yeni değerler, eskilerin yerini alarak ölümsüzleşir. Bu bakımdan sanatçı, yerine yenisini koyabildiği zaman ölümsüzleşir.
Sanatçı şüphesiz yapıtında kendi düşüncelerini, duyarlığını, kendi kişisel manevi yaşamını ifade eder. Ama toplumsal yaşam sanatçıyı öylesine kuşatmıştır ki bilerek ya da bilmeden kendi, kişisel gizli yanlarını ifade etmeye çalıştığı zaman bile toplumsal önemi olan şeyleri ifade etmiş olur.