Sonuç olarak 1970 li yıllarla birlikte belgesel fotoğrafın geleneksel sınırlarının aşıldını onu tanımlayan genel kabullerin değiştiğini söylemek mümkündür. Belgesel fotoğrafın aynı zamanda bir “doğrudan” fotoğraf yaklaşımı olduğu, kurgulanmış görüntülerin belgesel fotoğraf olmayacağı yönündeki genel kabul artık geçerliliğini yitirmiştir.
Huggine göre Marksist-realist bilgi teorisine dayanan yeni toplumsal bölgecilik de varsayımlar, fotoğraf ile gerçeklik arasında birebir benzeşim olduğuna inanan geleneksel belgesel gibi değildir. bu yaklaşımda nesnel hayat ve toplumsal koşullar sanatsal olarak yeniden üretilmektedir. Sosyal belge, gerçek hayatın kendisi ile özdeş değildir; alımlama esnasında izleyicinin hayal gücü ile tamamlanmaktadır.
Brecht estetiğinin en önemli öğesi olan epik tiyatro ya da diğer adıyla diyalektik tiyatro yeni toplumsal belgeselcilerin izleyiciyi etkilemek üzere yararlandıkları stratejilerden biridir.
Modernist fotoğraftaki şimdi, postmodern fotoğrafta geçmişten geleceği tüm anların parçacıkları tek zaman diliminde buluşturulur. Bu buluşmayı anlamlandırmak, hermeneutik yöntemle mümkündür. Bu yöntem şimdiyi değil, şimdi içinde toplanmış tüm zaman ve uzam dilimlerinin eklemlenmiş biçimini yorumlar.