Postmodern metinlerin temel motiflerden biri olan, bir metnin alıntılarla ve başka metinlere göndermelerle dolu olduğunu ifade eden metinlerarasılık Norfolk’un çalışmalarının bir diğer belirgin niteliğidir.
Kendisini XVII.yüzyıl ressamlarına benzeten Norfolk, savaş alanlarının bıraktığı izleri fotoğraflarken bir fotoğrafçının anı ifade etmek kaygısıyla değil, bir ressamın olaylar örgüsünü açıklamak isteğiyle ya da metafor olarak tasvir etmek isteğiyle davrandığını belirtir.
Fotoğrafçının otele döndükten sonra öyküsünü bir kez daha oluşturamayacağını belirten Cartier-Bresson’un aksine, Meyer öykülerini çekim anında değil bir sahneye benzettiği kişisel bilgisayarında oluşturmaktadır. Bir diğer deyişle, Meyer için zaman an değil, süreçtir.
Bu noktada Meyer’in yaklaşımı ile Smith’in yaklaşımı arasında bir fark yoktur. Nasıl ki Smith gerçeği daha iyi açığa çıkarmak koşuyla bir derece’ye kadar ayarlama yeniden düzenleme ve sahne yönetimini kabul edebilir ve etik buluyorsa, Meyer’in dijital düzenlemeleri de pekala etiktir ve belgesel olarak kabul edilmelidir. Yöntem ve kullanılan teknoloji gibi farklılıklara rağmen her iki sanatçı da gerçeği inşa etmektedir.