Bütün anakaralara uzak, geceleri baygın yasemin kokularına bürünerek, kış yaz aynı ılıman iklimle sarılıp sarmalanarak, ağaçların arasında yitip gitmiş kırk eviyle kendine yeterek sürüp giden başlı başına bir dünyaydı burası.
“Şaşırma ey fani!” diye gürledi kuşların en kudretlisi. “Senin küçük beynin bunları anlamasa da bir tanrı istediği canlının cismine rahatlıkla bürünebilir.”