Cemre Aydın

Cemre Aydın
@cemrenuraydn
En anlamadığım şey ise özgürlüğün ne olduğu ve onu nasıl elde edebileceğimdi, Özgürlüğün yalnızca düğmeleri çözmek, rahatlamak olduğunu sanıyordum, meğer aslında -senin çok iyi bildiğin gibi- özgürlük, yaratılış yasalarına kayıtsız şartsız uymanın ve bunda ustalașmanın hanemize yazdığı kârmıș.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanlar genç yașta evlenince, Jeffers, her șey gençliklerinin ortak kökünden çıkıp büyüyor gibi olur ve bunun hangi kısmının sen hangisinin diğer kişi olduğunu kestirmek imkânsız hale gelir. Bu yüzden, birbirinden kopmaya çalışınca, insanı eskiden olduğu kişinin yarısından ibaret olacağı bir hale getiren kanlı bir süreç başlar ve ta köklerden dallarının en ucundaki noktalara kadar giden bir yarık olușur.
Bilirsin, Jeffers, șeylerin, biz onlar hakkında bilgi sahibi olmadan önce de var olmalarına ilgi duyarım, bunun sebebi kısmen, gerçekten olduklarına inanmakta güçlük çekmemdir! Eğer daha hatırlayamadığın dönemlerden beri eleștiriliyorsan, kendini eleștirilerin yapıldığı tarihten öncesindeki zaman ve mekânda konumlandırman, yani bizzat kendinin var olduğuna inanman az çok imkânsız hale gelir. Eleștiri senden daha gerçektir: Aslında seni yaratan eleștiriymiş gibi görünür.
Yılın bu döneminde -baharda-, ambarda depoladığımız patatesler, onları kapkaranlık bir yerde tutsak da filizlenmeye başlar. O beyaz, etli kollarını yayarlar çünkü baharın geldiğini bilirler. Bazen bir patatese bakarım da çoğu insandan daha fazla șey bildiğini fark ederim.
Zihnimizde kurguladığımız şeylerin içinde neden bu kadar acı çekerek yaşarız? Kendi yarattığımız seyler niçin bu kadar acı verir? Bunu anlıyor musun, Jeffers? Bütün hayatım boyunca özgür olmak istedim ama küçük ayak parmağımı bile özgürleştirmeyi başaramadım.