Kızılırmak'ın berrak sularından Yamalı Köy'ün çorak toparaklarına uzanan bir hikâye...
Tam istediğim, beklediğim gibi buram buram bir Anadolu öyküsüydü. Kişiler, tipler, olaylar, tepkiler, diyaloglar ve betimlemeler gerçekten çok başarılı.
Eğer bana karakterleri tarif et derseniz şöyle derdim:
Beyaz sabun kokulu, beyaz yemenili, yüce gönüllü Rabia ana, kavruk ve nasırlaşmış elleriyle helâl ekmek derdiyle harmanlanmış Hurdacı Ahmet, ak güvercin hayaline, tüm Anadolu'nun çocukluğunu sığdırmış Kuşçu Ömer, bozkıra dönen yüreğinin yangınını Kızılırmak ile söndürmeye çalışan Zemheri... Ve daha niceleri...
Bu saydığım isimlerin ve diğerlerinin hayatlarının nasıl kesiştiğine, "aaa yok artık" derken aslında olanların nasıl da hayatın içinden bir kesit olduğuna okudukça şahitlik edecekseniz, şahitlik ettikçe siz de kendinizi onlardan ayırt edemeyeceksiniz.
Bir film tadında, sürükleyici, akıcı, kurgusu labirent gibi iç içe geçerek başarılı bir şekilde örülmüş, satır aralarında çoook anlamlı mesajlar gizli bu hikâyeyi ben çok sevdim, sizlere de gönülden tavsiyemdir.
İnsanımızın ne kadar merhametli, ne kadar içten, ne kadar sevgi dolu; aynı zamanda ne kadar gaddar, ne kadar cahil ve kötü niyetli olduğunun eş zamanlı anlatıldığı bu hikâyeyi okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Buruk sevda türküleri, nefsine yenik düşen insanlar, dini-imanı para olmuş adamlar... Bu hikâyede hepsini bulacaksınız. Daha önemlisi siz de artık Yamalı Köy'ün bir ferdi olacaksınız.
Abdullah Küçükkaya
DÜNYA'NİN SON IŞIĞI | Esra Turan
"Bu hikâyeyi yazarken sizleri bir hikâyeye değil, aynı zamanda bu karakterlerin yaşadığı duygusal ve fiziksel zorluklarla dolu bir dünyaya davet etmeyi amaçladım." diyor çiçek yazarımız Esra Turan kitabının önsözünde
Bu fantastik dünyanın kapıları 3000 yılına açılıyor.
Dünya değişmiş, sistem değişmiş, insan değişmiş... Ama iyilik ve kötülük aynı kalmış. Duygular aynı kalmış. Ve aşk... Yine güçlü, en güçlü, hep güçlü...
Ütopik ve distopik esintiler taşıyan bu kurguda Lara, Cenk ve diğerlerinin maceralarına tanık oluyoruz. Dönüşümler,değişimler,başlangıçlar ve bitişlerle dolu bu hikâye bir seriymiş üstelik Betimlemeleri sıkmadan veren, karakterleri yeri geldikçe tanıtan günlük konuşma tarzında akıcı bir dili var kitabın.
Diyaloglar da akıcılık katıyor kurguya. Bu sebeple serinin diğer kitaplarının çok,çok daha iyi olacağını tahmin etmek hiç de zor değil.
Devamını gerçekten merak ediyorum, çünkü ilk kitap bir sonuca bağlanmamış, tabi seri kitap olduğu için bu durum normal
Çok zarif bir notla, imzalı olarak bir yazardan kitap almanın tarif edilmez mutluluğu da eşlik etti bana okurken, kalemi daim olsun esr Esra Turan hanımefendinin
" Arabama binip bütün sokaklara göz attım ve insanların canlanmış olmasını, sokakların hareketlenmesini bekledim. Mamafih bu beklentimin boş bir dilekten başka bir şey olmadığını gördüm. Sokaklar yine boştu. Hiçbir yerde hayat belirtisi, canlılık yoktu." diye anlatıyor baş kahramanımız Tim başına gelen ilginç olayları... Ve daha nicesini.
Bir macera ki, gece gündüz, geçmiş gelecek hepsi birbirine giriyor, hepsi iç içe geçiyor ama saat 06.03' te takılmış kalmış !
Gizemler, sırlar, entrikalar, zamansal sıçramalar... Tim ve onun başının tatlı belası Lisa'nın yaşadıklarını merakla takip edeceksiniz.
Açıkçası fantastik, ancak fantastik denilince gözünüzde canlanan türden bir kitap değil. Binlerce yıl sonrasına gidilmiş, hiper teknolojik araçlar geliştirilmiş falan şeklinde bir dünya hayal etmeyin :) Yakın geçmiş-yakın gelecek arasında dünya turuna çıkıyor kahramanımız. Böylece yazarımızın farklı bir tarz uygulayarak kendi kurgu tavrını ortaya koyduğunu görüyoruz.
Lisa'nın samimi ve muzip tavırlarını ben çok sevdim, ama okurken sinir olanlar da olmuştur muhtemelen :)
Ancak beni kitap boyunca tekrarlayıp duran "sanırsam" ifadesi çok rahatsız etti. Bir de Tim'in markete girip tavuk,pirinç, yoğurt almasına çok güldüm. Fazla "Türk usulü" bir alışverişti :) Bunları da belirtmeden geçmeyeyim.
Bir miktar müstehcen ( şimdilerde smutt deniyor galiba ) içerik mevcut ama rahatsız edecek düzeyde değil. Küçük okurlar için uyarı mahiyetinde söylemiş olayım
Yazarın diğer eserlerini de okumak isterim osman Osman Özer