Yine çok iyi bir kurguyla geldim karşınıza. Son zamanlarda okuduğum çok iyi eserlerden biri daha. Gerek olay örgüsü, gerek betimlemeleri, gerek diyalogları ile gerçekten profesyonel bir okuma hazzı sunuyor @murattyldz.1 bizlere bu eserinde.
Yavuz, Jarvas ve Aiden... Bu üç isim şimdi sizlere bir şey ifade etmiyor ama okuduğunuzda çok anlam ifade edecek. Ve onlar gibi, sizlerinnde vedalara yüklediği anlamlar değişecek. Aiden bir adadaki öykü yarışmasına yetişebilmek için Yavuz'un teknesine biner, teknede Jarvas isimli bir ihtiyar da vardır. Ve hikâyemiz böylece başlar...
Kitap oldukça hacimli ve de çok fazla olay var; şahıs kadrosu da geniş tutulmuş ancak geçişler çok güzel yapılmış, hiçbir kafa karışıklığı yaşamadan akıcı bir şekilde ilerleyebiliyorsunuz. Diyaloglara sıkça yer verilmiş olması da bu akıcılığı destekliyor.
Kitaptaki olaylar çok ilginç. Nefes nefese bir heyecanla okumuyorsunuz ama bir sonraki sayfayı ve bölümü merak ederek ilerliyorsunuz.Çünkü sizi derin düşünmeye sevk edecek pek çok felsefi nokta içeriyor. Onun içindir ki bir süre sonra kitabı tekrar okumayı planlıyorum. Derinliği olan bir kitap.
Onun korkusu dışarıdan gelecek bir yumruktu. Ama ben onun kalbini incitmek istiyordum. Onun içindeki o biriken kibir ve kötülüğün başkalarını değil, kendisini boğmasını istiyordum.
HUŞ AĞACININ GÖLGESİNDE | Mustafa Deniz
"Kitaplar sadece bireylere değil, bazen bir topluma, bazen bir millete, bazen de dünyaya seslenir. Bu açıdan kitapları bir ışık gibi kabul ederiz. Biz aydınlatan bilgiler içerdiklerinden önem arz etmekledirler. Bu sebeple her kitabın karanlık üzerinde bir izi vardır. Ve kitapların ışığı,var olan karanlık için bir kurtuluştur."
diyor yazarımız y:125231 kitabının önsözünde...
Üniversite yıllarında yolları kesişmiş ve birbirini çok sevmiş dostların hikâyesini bulacaksınız bu kitapta. Aynı coğrafyanın, aynı kültürün insanı olan bu dostların okul hayatları boyunca yaşadıkları haksızları öğreneceksiniz.
Mezun olurken, veda hediyesi olarak, içlerinde saklı duran "hikâyeler"i kağıda dökerek, edebiyata ve şiire gönül vermiş Mustafa'ya verirler. İşte Mustafa, bu hikâyeleri bizimle de paylaşacaktır.
Saklı hikâyeler denilen, herkesin içinde,derinlerde yer etmiş ama kimseye açamadıkları hayat öyküleridir aslında. Mustafa bu hikâyeleri çok hissederek okur, çok içselleştirir ve bunu da bizlere çok güzel yansıtır.
Okuduğum kitap Mardin'den tüm insanlığa açılan bir kitaptı. Çok güzel alt metinleri vardı, çok önemli noktalara dikkat çekilmiş ve yazar bunu açık yüreklilikle ortaya koymuş. Bu dürüstlük ve paylaşım açısından yazarı kutluyorum.
Teknik olarak bakarsak, evet, bazı teknik hatalar mevcut. Ancak bunlar kurguda değil anlatım düzeyinde. Meselâ yazarın bazı hikâyeleri yaşayanın gözünden anlatmaya başlayıp, kendi gözünden anlatmayı bitirmesi gibi bir kaç detay dikkatimi çekti ancak anlatılmak istenenler gerçekten çok kıymetli ve kitabın duygu yoğunluğu o kadar fazla ki, bu teknik detaylardan rahatsızlık duymadan olaylara odaklanıyorsunuz. Yazarımızın çok daha iyi eserlere karşımıza çıkacağına cânı gönülden inanıyorum çünkü duyguları çok