MUHTEŞEM ŞAİR MUHİBBÎ | İskender Pala
"Osmanlı'nın en muhteşem hükümdarıdır o. 46 yıl boyunca dünyanın en büyük imparatorluğunu yönetmiş, bunun on yılı aşkın bölümünü İstanbul'dan uzakta seferlerde geçirmiş ve nihayet yine bir sefer esnasında vefat etmiş, ömrünü ekseriya at sırtında, karargâh otağında, yolda, muhasarada ve savaşta geçirmiştir.
Bu sürede elbette çok şiir yazmıştır.
Şiir yazmıştır, çünkü sözü şiir biçiminde söylemeyi üstün tutmuştur.
Şiir yazmıştır, çünkü doğu medeniyetinin hükümdarları kılıç kadar söz ile de birbirlerine üstüne gelmek istemişlerdir.
Şiir yazmıştır, çünkü şairleri himaye etmeyi Hz Peygamber sünneti bilmiştir.
Ve nihayet şiir yazmıştır, çünkü âşıktır. Ve Muhibbî,yirmi altı şair hükümdarın en "Muhteşem"olanıdır." diyor cânım İskender Pala kitabının arka kapağında...
Kitapta Kanuni Sultan Süleyman'ın Muhibbî mahlasıyla yazdığı birbirinden kıymetli beyitler, şiirler yer ve İskender Pala'nın günümüz Türkçesine aktarımı yer alıyor. Osmanlı padişahlarının kılıç kadar kalemi de iyi kullandıklarının, yeri geldiğinde kalemin kılıçtan keskin olabileceğinin en güzel örneklerinden biri olan, kıymetli bir arkadaşım tarafından hediye edilmiş olan bu güzel kitabı
@pamukokumalar sayfasının
#pamukokumalar grubuyla
#pamukileyerliyazar ve
#ocaktaromantizm etkinliği için okudum.
İyi ki de okudum...
"Celis-i halvetim,varım,habibim mah-ı tabanım
Enisim,mahremim,varım,güzeller şahı sultanım
Hayatım,hasılım,ömrüm,şarab-ı kevserim,adnim
Baharım,behçetim,rûzum,nigârım verd-i handanım
...
Saçı marım,kaşı yayım,gözü pür fitne,bimarım
Ölürsem boynuna kanım,meded he nâ-müselmanım
Kapında çünki meddahım,seni medh ederim dâim
Yürek pür gam,gözüm pür nem,Muhibbîyim,hoş-elhânım."
Peki siz ne diyorsunuz?
Kanuni mi daha muhteşem, yoksa Muhibbî mi?