Cennet Güvenç

Cennet Güvenç
@cennetguvenc12
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Lisans
Ankara
Ankara
109 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·264 syf.··
2026 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 18:54
Sözcüklerin İzinde Bir Kültür Yolculuğu ​Prof. Dr. Hatice Şirin’in Sözcük Hikâyeleri, dili sadece bir iletişim aracı olarak değil, yaşayan bir kültür hazinesi olarak ele alan muazzam bir çalışma. Eser, günlük hayatta farkına varmadan kullandığımız kelimelerin köklerine ve tarihsel serüvenlerine ışık tutarak okuyucuya büyüleyici bir keşif alanı sunuyor. Kitap, bilimsel derinliğini kaybetmeden genel okura hitap edebilen, son derece duru ve sürükleyici bir dille kaleme alınmış. ​ Kelimelerin ardındaki toplumsal hafızayı açığa çıkaran eserde, özellikle maydanoz, bilezik, öfke ve bacak gibi gündelik sözcüklerin köken hikâyeleri kitabın en çarpıcı yönlerini oluşturuyor. Bu tanıdık kelimelerin arkasından çıkan derin tarihsel ve kültürel bağlar, okuyucuda hayranlık uyandırırken dilde hiçbir sözcüğün tesadüfen var olmadığını bir kez daha kanıtlıyor. ​ Kelimelerin gizli dünyasına merak duyan ve dilin derinliklerinde keyifli bir yolculuğa çıkmak isteyen herkesin kütüphanesinde baş köşeyi hak eden, başucu niteliğinde bir eser.
Sözcük HikayeleriHatice Şirin · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 2019341 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·448 syf.··
2025 15. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 15:41
İlber Ortaylı’nın Fatih Sultan Mehmed Han kitabını genel olarak beğendim. Böylesine büyük bir imparatoru, alanına hâkim, güçlü bir tarihçinin gözünden okumak gerçekten büyüleyiciydi. Ortaylı, Fatih’i efsanelerin arkasına saklamadan; zekâsı, sertliği ve devlet aklıyla birlikte ele alıyor. Bu da okura, tarihi bir figürden ziyade çağının çok ötesinde bir hükümdarla karşı karşıya olduğunu hissettiriyor. Kitap yer yer kendini tekrar eden bir dile sahip. Bazı cümlelerin ve vurguların benzer biçimde yeniden karşımıza çıkması, anlatının temposunu zaman zaman düşürüyor. Ancak bu tekrarlar bile Fatih’in zihniyetini, hedeflerini ve İstanbul’un onun için ne ifade ettiğini daha derin kavramamı sağladı. En etkileyici tarafı ise Fatih Sultan Mehmed Han’la birlikte İstanbul surlarında dolaşıyormuş hissi vermesiydi. Onunla birlikte bir çağı kapatıp yeni bir çağı açmak, fetih fikrinin yalnızca askerî değil, medeniyet kurucu bir hamle olduğunu görmek çok etkileyiciydi. Kitap, yalnızca tarih anlatmıyor; okuru düşünmeye, karşılaştırmaya ve yeniden yorumlamaya davet ediyor. Sonuç olarak, edebî bir biyografi arayanlar için mesafeli bulunabilir; ancak tarihsel gerçekliği, analitik yaklaşımı ve güçlü bakış açısıyla Fatih Sultan Mehmed Han, okunması ve üzerine düşünülmesi gereken önemli bir eser.
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025926 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 14. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 00:26
Ahmet Mithat Efendi’nin “Çingene” kitabını bitirdiğinizde hissettiğiniz etki çok anlaşılır; çünkü eser, adeta 1910’lu yılların İstanbul’unun canlı bir fotoğrafını sayfaların arasına gizlemiş gibidir. Ziba’dan Hikmet Şemsi Bey’e, Sıhri Efendi’den Selimcan’a kadar her karakter, dönem insanının alışkanlıklarını, mahalle kültürünü, ilişkilerdeki incelik ve çatışmaları büyük bir doğallıkla yansıtır. Ahmet Mithat’ın o kendine özgü, konuşur gibi anlatan dili sayesinde okuyucu, hem hikâyenin içine girer hem de bir sokak arasında dolaşıyormuşçasına dönemin dokusunu hisseder. Yazarın toplumsal bakış açıları, kadın ve erkek rollerini ele alışı, ahlaki ve sosyal değerlendirmeleri ise bugünden bakınca hem düşündürücü hem de tarihî bir belge niteliğindedir. “Çingene” yalnızca bir hikâye anlatmaz; Osmanlı’nın son dönem toplum yaşayışını, sınıf farklılıklarını, insanların birbirine bakışını ve gündelik hayatın küçük ayrıntılarını fotoğraf netliğinde sunar. Bu yüzden kitap bittiğinde, sanki eski İstanbul’un sokaklarında kısa ama etkili bir gezinti yapmış gibi bir his bırakır insanda.
ÇingeneAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,003 okunma
Puan vermedi·358 syf.··
2025 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 16:14
Fakir Baykurt’un romanlarını bilenler için onun satırlarına girmek, bir köyün kalbine doğru yürümek gibidir. Toprağın kokusunu, rüzgârın sertliğini, insanların öfkesini ve umudunu birlikte duyarsınız. Tırpan da bu tanıdık dünyanın kapısını ardına kadar açıyor; yine aynı sarsıcı gerçeklik, yine aynı devrimci damar, yine aynı insana dokunan sıcaklık… Bu kez yolumuz, kaderine boyun eğmeyi reddeden küçücük bir kız çocuğuna, Dürü’ye çıkıyor. Henüz on üçünde, ilkokulu yeni bitirmişken, kapının önünde ayva kemirirken, Evci Köyü’nün altmışlık ağası Kabak Musdo’nun gözü ona ilişir. Ağa, hiç utanmadan, hem de kuma olarak Dürü'yü kedine eş almak ister. Ve roman tam da bu an da, bir kızın “hayır” deyişinin, bir köyün o hayırla sarsılışının ateşiyle yanmaya başlar. Baykurt, insanın tüm hâllerini ylne masaya yatırır: Dürü’nün yanında dimdik duran kız arkadaşları, yüreği kavrulan Dürü'nün anası Havana, sözü kılıçtan keskin Uluguş Nine, Kahveci Koca Lillin… Ve karşılarında duranlar: Dürü'nün babası Velikul, Şiş Göbek Kabak Musdo Ağa, İt Omar, Hafiz ve onların susturulmuş kadınları… Tırpan, sadece Dürü’nün değil; direncinin, Gökçimen köyünün vicdanının, “kader” diye dayatılanın altüst oluşunun romanı. Kitabı okurken bir kez daha anlıyoruz ki: Bir çocuk durur, dünya yerinden kımıldar. Edebiyatta gerçek insanı, gerçek mücadeleyi, karanlığa karşı direnen bir ışığı görmek isteyen herkese gönülden tavsiye ederim. Fakir Baykurt, yine yanıltmıyor; yine yakıyor, yine uyandırıyor.
TırpanFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20101,807 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 01:10
Jack London – Ademden Önce İnsanın en derin uykusu bazen kendi geçmişine açılır. Jack London, Ademden Önce’de bizi bilinçaltının en karanlık mağaralarına, içimizde hâlâ nefes alan ilkel insana götürür. Bu roman, yalnızca bir evrim hikâyesi değildir; insanın kendini anlamaya çalışmasının tarihidir. Rüyalarında atalarının yaşamına tanık olan bir adamın gözünden, evrimin taş basamaklarında yürürken aslında kendi içgüdülerimizin yankısını duyarız. Oysa London, bu satırları kaleme aldığında genetik, nöroloji ve insan evrimi hakkındaki bilgiler bugünkü kadar gelişmemişti. Darwin’in izleri hâlâ tazeydi; bilim insanı değil, bir sezgici olarak yazmıştı. Ama işte tam da bu yüzden Ademden Önce büyüleyici: Jack London bilimin açıklayamadığını içsel bir sezgiyle kavrar. Henüz adı konmamış bilinç katmanlarını, ilkel belleğin yankılarını, içgüdülerin genetik izlerini neredeyse “önceden” duyar. “Uygar insan”ın maskesini sıyırıp altındaki çıplak gerçeği gösterir: Biz hâlâ korkan, avlanan, hayatta kalmaya çalışan varlıklarız — sadece beton ormanlarda. Akıl, içgüdü, bilinç ve vahşet… Hepsi aynı bedende, aynı bellekte toplanmış. Ademden Önce bize hatırlatır: İlerlemek bazen unutmaktır — doğayı, köklerimizi, hatta kim olduğumuzu. Belki de insan, evrimin son halkası değil, kendi doğasından kaçan bir canlıdır.
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526,1bin okunma