Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nietzsche’den alıntı yaparak, insanın biriyle ilk karşılaştığında onun hakkında her şeyi bildiğini, daha sonraki karşılaşmalarda ise kendini, kendi bilgeliğine körleştirdiğini söylemişti.
Belki de bir ilk karşılaşmada korumalar iniktir; belki insan karşısındakine henüz ne tür bir kişilik giydireceğine karar vermemiştir. Belki de ilk izlenimler gerçekten ikinci ve üçüncü izlenimlerden daha doğrudur.
İnsanlarla, onları kategorilere yerleştirebileceğimize inanarak ilişki kurarsak onların kategorileri aşan can alıcı yönlerini ne belirleyebilir ne de besleyip geliştirebiliriz. İlişki daima diğer kişinin hiçbir zaman tamamen tanınamayacağını varsayar.
“Ben bu efsaneleştirmeye pek karşı değilim aslında,” dedi orta yaşlı profesör. Yeter ki efsaneleşen kişi buna hak kazansın. Ne yazık ki insanların kalabalık bölümü, olanları biraz büyütmezsen pek etkilenmiyor. Tek başına elli kişiyi birden kılıçtan geçirdiğini anlatmazsan kahraman olamıyorsun. Üstelik bilim masalları da zararsız. Buna inanan, bilim kahramanlarının efsanelerine özenen, sonunda olsa olsa profesör filan olur; hiç olmazsa insan kasabı olmaz. Böyle bir özenti sonunda sahte bir bilim adamı bile olsa, sahte kahraman olmaktan iyidir bence. Mustafa efsanesi aslında birçok bakımdan gerçektir. Üstün insana alışık olmadığımız için Mustafa gibi insanların gerçek üstünlüklerini de belki efsane sanıyoruz çoğu zaman. Hep verilenle yetindiğimiz için, bunun ötesini merak eden kafaların varlığına alışmakta güçlük çekiyoruz. Belki onu efsaneleştirerek bir bakıma kurtulmak istiyoruz böyle değişik insanlardan. Öyle ya, onu gözümüzde çok büyütmezsek, sonra onun gibi bütün gücümüzle kendimizi ve dünyayı değiştirmeye çalışmak zorunda kalırız. Bununla birlikte bu arada, bilim masallarının kahramanlarını özenerek yeni kahramanlar arasında yer almayı isteyenler çıkıyorsa, Mustafa’nın payı büyüktür bu işte.