duyularım uyuşmuyordu. kahkaha. içime oturmuştu, tiz ve kötücül... o kahkahayı, o lanet olası kahkahayı bir türlü uyuşturamıyordum... sonra biraz daha amaçsizca limanda dolaştım.., tabancamı odada birakmıştim, yoksa çoktan kendimi vurmuştum.
çırılçıplak soyunuyorum ve diyorum ki: Ben... bu kirli yalnızlık içinde utanmayı tamamen unuttum, insanın ruhunu parçalayan ve kemiklerinden iliğini emen bu lanet olası ülkede.