"Bedenin ışığı gözdür. Gözünüz sağlamsa, bütün bedeniniz aydınlık olur. Gözünüz bozuksa, bütün bedeniniz karanlık olur. Buna göre, içinizdeki 'ışık' karanlıksa, ne korkunçtur o karanlık!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dinlerin birçoğu, gelişim sürecine bağlı olarak insan, öğreti ve kurum anlamında kurumsallaşmışlardır. Türklerin en eski dini olan Kamlık dininin durumunda olduğu gibi, kurumsallaşmamış dinlerden bazı inanışlar bugüne kadar gelebilmişse de, bu tür dinler bir bütün olarak hep yok olup gitmişlerdir. Bu sebeple de Türkler bulundukları coğrafyalara göre, bilindiği gibi Budizm'den İslam'a kadar yeryüzünde var olan her dine geçmişlerdir.
Bir Aşkenaz, kendini Musevi sayar; ancak etnik köken itibarıyla Hazar Türküdür. Yahudiler, gerçekte Aşkenazları asla Musevi veya Yahudi saymazlar. Avrupa'da ve Amerika'da yaşayan Yahudiler arasında Türkçe soyad taşıyan birçok Yahudi vardır ki, bunlar Aşkenazidirler.
1930-1950 yılları arasında Siyonistler, bütün Avrupalı Yahudileri " Aşkenaz" adıyla güya bir araya toplayarak antisemitizme karşı güç oluşturmak istemişlerdir. Ancak bu aynı zamanda bir hedef saptırmaydı... Avrupa'da Yahudiler aleyhine ne yapılmış ise, bu gerçek Semitik Yahudilere değil; Türk Aşkenazlara yapılmıştır. Hitler'in gaz odalarında yaktığı kimselerin büyük çoğunluğu Aşkenazlardır.
Hiçbir din mezhepler denilen dini konulardaki görüş ayrılığını öngörmez ve istemez. Mezhepler dini anlamdaki insansal oluşumlardır. Bu oluşumlarda siyasal ve toplumsal ortam, başka kültürlerden ve dinlerden etkileşimler büyük rol oynar.