📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Körlük benim için Saramago ile ilk tanışma kitabım. Okuyanların dilinden düşmeyen bu kitabı uzun zamandır merak ediyordum ve beğenmemekten çok korkuyordum ama bu kitabı okuduğum için çok mutluyum diyebilirim.
İncelemeye ilk olarak biraz José Saramago’nun tarzından bahsederek başlamak istiyorum. Öncelikle Saramago’nun tarzını sevdim. Olaylara bakış açısı ve onu yazıya yansıtma şeklini beğendim diyebilirim. Tabi başlarda okurken biraz zorlandım. Çünkü kitapta nokta ve virgül dışında bir noktalama işareti yok. Araştırmalarım üzerine Saramago diğer eserlerinde de sadece nokta ve virgül kullanmış. Diyaloglar tek bir paragraf halinde bazen bir sayfa bile sürebiliyor. Bu duruma alıştıktan sonra kitabı okurken akıp gittiğini farkedeceksiniz.
Değinmek istediğim bir diğer nokta ise Körlük romanında olayın geçtiği belli bir ülke yok. İstediğiniz ülkeyi hayal edebilirsiniz. Ülkenin haritası sizin hayal gücünüz. Böyle olunca da kitabı hayalinizde canlandırmanız daha kolay olmuş diyebilirim.
Ayrıca yazar eserinde karakterlerin isimlerini kullanmak yerine onları betimlemiş. Böylece bütün ana karakterleri tanıma fırsatına erişmiş oluyorsunuz.
Kitap 1995 yılında yazılmış bir eser, piyasada çok fazla bu konuda film, dizi var. Ancak gözden kaçmaması gereken bir nokta var, kitapta anlatılan şeyler distopik olduğu halde insanın başına gelebilecek bir şey insanın empati yaptığında havada kalmayacak şeyler. Böyle bir romanı zombilerle, canavarlarla anlatmadığı için bende güzel bir etki bıraktı.
Buradan sonra kitapta anlatılanlardan konuşmak istiyorum. Kitabı henüz okumayıp incelemeleri okuyacak arkadaşlar için uyarımı yapayım :)
Cümlelerime Saramago’nun da dediği gibi aslında hepimiz gördüğü halde göremeyen körleriz. Etrafımızda olup bitenlere, hayatımıza, dünyaya kısacası her şeye