Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkâr etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.
Kitaplığımda uzun süredir bulunan ve bir türlü okuyamadığım bir kitaptı. Uzun zamandır aşk romanı okumuyordum bu yüzden bana iyi geldi. Kitap 1960 yılında geçen iki aşığın hikayesini anlatıyor. Romanın kurgusunu beğendim. Okurken keyif verdi. Kitabın bölüm sonlarında mesajlardan, mektuplardan kesitler koymuşlar. Bu detay çok hoşuma gitti. Kitabın beğenmediğim yanıysa bana fazla uzatılmış gibi geldi. Bazı yerlerde çok tekrara düşükmüş.
Not: Kitabın çevirisi gerçekten önemli bit detay. Bu yayınevi kitabın adını bile yanlış çevirmiş. Belki diğer yayınevinden alıp okusam farklı bir his bırakabilirdi.
Keyifli okumalar :)
Sevgilinden Son MektupSevgilimden Son MektupJojo Moyes