Sevgilinden Son Mektup

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.455
Gösterim
Adı:
Sevgilinden Son Mektup
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050951127
Kitabın türü:
Çeviri:
Özge Onan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Kitap
Baskılar:
Sevgilimden Son Mektup
Sevgilinden Son Mektup
Bir tanecik ve tek aşkım... Ben senin kadar güçlü değilim... ... dünya üzerinde hiçbir şey beni, benimle gelme cesareti göstermen kadar mutlu etmez. Seni suçlamıyorum sevgilim... Yediye çeyrek kaladan itibaren platformda bekleyeceğim...

Kalbimin ve umutlarımın senin ellerinde olduğunu bilmelisin.

Sevgilin, B.

Yıl 1960. Jennifer bir hastanede uyandığında hiçbir şey hatırlamaz, ne geçirdiği korkunç kazayı ne kocasını ne de kim olduğunu. Kendini bir yabancı gibi hisseder... ta ki, “B” imzasıyla sonlanan, gizemli bir aşk mektubu bulana dek.

Yıl 2003. Ellie çalıştığı gazetenin arşivinde açılmamış bir mektup bulur. Mektubun sakladığı hikâyenin ardındaki aşk düğümünü çözerse, kendi aşk ve iş karmaşasını da çözeceğine inanır.

“Tüm zamanları aşan bir kitap, ölümsüz aşka sıkı sıkıya tutunanların modern masalı.” Leila Meacham

“Sevgilinden Son Mektup hem umut verici hem ümitsiz bir aşk hikâyesi.” Chicago Tribune
ilk başlarda gerçekten çok sıkılarak okudum sadece bitirmek ,için okumaya devam ettim bir ara okumayı bıraktım sonra tekrar başladım fakat 350 civarı sayfalarına gelince bir sayfanın son cümlesi beni kitaba öyle bağladı ki tekrar heyecan ve zevkle okumaya başladım ve bir iki güne kalmadan bitirdim uzatılmış yerleri çok fazla ama sonu kitabın hakkını veriyor iyi ki okumayı bırakmamışım
Kitap sıradan bir yeşil çam filmini andırıyor mutlu sonlar 1960-64 ve 2003 yılları nı anlatıyor aradaki zaman ise kayıp 64 yılından bir anda 2003 e geçiyor ve 40 yılık aşkın Mutlu sonu ile bitmekle birlikte bu mutlu sonu bulan Ellie yi de mutlu sonlandırıyor birazda +18 var
Kitap ilk başlarda oldukça ağır ve karmaşık ilerliyoruz. Zamanla taşlar yerine oturdu.Iki kadını konu almış yazar.Jennifer ve Ellie...Ikiside aşkları için zorlu yollardan geçiyor.Acikcasi Jennifer 'in yaşadığı durumları onaylamasamda kalbe söz geçmese yapacak bir şey yokmuş onu anladım. Ve sonlarına doğru kitap hiç bitsin istemedim.
Bn bu kitabi okurken icimde bir cok his ve duygularim yeniden uyandi kozasindan cikan bir kelebwk gibi ucup canlandi yeni bir hayata baslangic yapamam ddgm zamandan uzqk artik duygularina yon veren biri oldum
Jojo Moyes ın okuduğum 4.kitabıydı.Senden Önce Ben-Senden Sonra Ben ve Ardında Bıraktığın Kadın kitaplarını okumuştum.Bu kitabında acı verici ,buruk ve zorluklarla dolu olan 40 yıllık bir yasak aşk hikayesini anlatıyor.sonu güzel bir sonla bitiyor.Bu yazarın burada yazdığım ismi geçen kitaplarını da okuduğum için beklentim çok yüksekti ama tam beklediğim gibi bulamadım.ilk başlarda biraz ağır ve biraz da sıkıcı gelmişti fakat 300.-350.sayfalardan sonra akıcı olmaya başladı ve su gibi akıp geçti.Güzeldi beğendim ama Senden Önce Ben ve Ardığında Bıraktığın Kadın mükemmeldi.Bende iz bırakan kitaplardı.Kaybolan yıllara,akıp geçen boşa zamana hep acımışımdır.Dönüp arkaya baktığım zaman koca bir sıfır görmekten hep korkmuşumdur.
Çünki zaman değerli bir kavram ve kıymetini bilmek gerek..
1960’larda Jennifer Stirling ve Laurence Stirling çifti zenginlik ve lüks içinde bir yaşam sürdürmektedir. Ancak Laurence biraz ters bir adamdır ve Jennifer’ı herkesin içinde azarlayıp rezil etmekten geri kalmaz.

Anthony O’Hare, Nation Gazetesi’nde çalışan bir adamdır. Bir gün Laurence ile röportaj yapmak için Stirling çiftinin evine akşam yemeğine gider. Jennifer ve Anthony bu yemekten sonra buluşmaya başlarlar ve birbirlerine aşık olurlar. Sürekli mektuplaşmaya başlarlar. Anthony, Jennifer’dan kocasından boşanmasını istese de Jennifer ailesinden ve çevresinden çekindiği için boşanamaz.

Anthony, çalıştığı gazetenin New York bürosunda çalışma teklifi alır ve teklifi kabul eder. Jennifer’a bir mektup yazarak kendisiyle beraber New York’a gelmesini ister. Jennifer mektubu okuduktan sonra gitmeye karar verir. Yağmurlu hava yüzünden bir türlü taksi bulamayınca Anthony’nin arkadaşı olan Felipe’ten arabayla kendisini gara götürmesini ister. Ancak Felipe çok sarhoştur ve feci bir kaza yaparlar. Anthony, Jennifer’ı bir süre bekledikten sonra gelmeyeceğini düşünerek New York’a giden trene biner.

Geçirdikleri trafik kazası sonucunda Felipe hayatını kaybeder, Jennifer ise ağır yaralıdır ve kazanın etkisiyle hafızasını kaybetmiştir. Haftalarca hastanede kalması gerekir. Bu arada Laurence, Jennifer’ın çantasında Anthony’nin mektubunu bulur. Jennifer, hastaneden çıktıktan sonra hayatına yavaş yavaş alışmaya başlar. Bir çok şeyi hatırlamasa bile belli etmemeye çalışır. Bir gün bir kitabın arasında Anthony’nin bir mektubunu bulur.

Jennifer, evi aradıkça başka mektuplar da bulur, ancak bu mektupların kimden geldiğini hatırlamamaktadır. Kocasından başka bir adamı sevdiğini öğrendiği için kocasından soğumaya başlar. Bir gün tartıştıkları bir sırada Laurence, Jennifer’ın sevgilisinden haberdar olduğunu, kazada onun da arabada olduğunu ve Jeniffer yüzünden öldüğünü söyler. Bunun üzerine Jeniffer vicdan azabı çekmeye başlar.
Bir romanın daha sonuna geldiiim :)) Çok beğendiğim bir roman oldu. Ama kitapda geçen olaylar( ki bunlar yasak aşk oluyor) benim kişiliğime aykırı şeylerdi. Bence aşk sadece kalpte de yaşanır. Evlisin ve çocuğun var. Çocuğun için boşanmak istemiyorsun ama bu seni eşine karşı sadık olmamanı etkilememeli. Her ne kadar isteksiz bir evlilik dahi olsa sen bu evliliğin adını kirletemezsin. Fakat aralarında ki aşka hayran kaldım. Bir kişiye bu kadar bağlanmak, bir daha ondan başkasını sevememek, bu... bu çok özel bir şey. Keyifli okumalar diliyorum. Kitapla kalın :)))
cok fazla kisinin verdigi tavsiyelerle okumaya karar veridigim bir kitaptı. genel yorum ozellikle sonlarinda aglamaktan mahvolacagim yönünde olmasina ragmen ben kitapta yogun bir duygusallik bulamadim. Degil aglamak gozlerim bile dolmadı. hikaye bilindik ve akıcı. Okuması keyifli fakat 'kesinlikle okumalı' diyenlere inat okumazsaniz bir sey kaybetmezsiniz.
1960’larda Jennifer Stirling ve Laurence Stirling çifti zenginlik ve lüks içinde bir yaşam sürdürmektedir. Ancak Laurence biraz ters bir adamdır ve Jennifer’ı herkesin içinde azarlayıp rezil etmekten geri kalmaz.

Anthony O’Hare, Nation Gazetesi’nde çalışan bir adamdır. Bir gün Laurence ile röportaj yapmak için Stirling çiftinin evine akşam yemeğine gider. Jennifer ve Anthony bu yemekten sonra buluşmaya başlarlar ve birbirlerine aşık olurlar. Sürekli mektuplaşmaya başlarlar. Anthony, Jennifer’dan kocasından boşanmasını istese de Jennifer ailesinden ve çevresinden çekindiği için boşanamaz.

Anthony, çalıştığı gazetenin New York bürosunda çalışma teklifi alır ve teklifi kabul eder. Jennifer’a bir mektup yazarak kendisiyle beraber New York’a gelmesini ister. Jennifer mektubu okuduktan sonra gitmeye karar verir. Yağmurlu hava yüzünden bir türlü taksi bulamayınca Anthony’nin arkadaşı olan Felipe’ten arabayla kendisini gara götürmesini ister. Ancak Felipe çok sarhoştur ve feci bir kaza yaparlar. Anthony, Jennifer’ı bir süre bekledikten sonra gelmeyeceğini düşünerek New York’a giden trene biner.

Geçirdikleri trafik kazası sonucunda Felipe hayatını kaybeder, Jennifer ise ağır yaralıdır ve kazanın etkisiyle hafızasını kaybetmiştir. Haftalarca hastanede kalması gerekir. Bu arada Laurence, Jennifer’ın çantasında Anthony’nin mektubunu bulur. Jennifer, hastaneden çıktıktan sonra hayatına yavaş yavaş alışmaya başlar. Bir çok şeyi hatırlamasa bile belli etmemeye çalışır. Bir gün bir kitabın arasında Anthony’nin bir mektubunu bulur.
1960’lı yıllarda Londra sosyetesinin gözde kadınlarından Jennifer ile gazeteci Anthony’ nin imkansızlıklara meydan okuyan tutkulu aşk hikayesinin 2003 yılında gazeteci Ellie tarafından bulunan mektuplarla açığa çıktığı, her biri birbirinden tutkulu gerçekçi bireyleri olan güzel bir kitaptı. Ortasına kadar biraz sıkılmaya başlamıştım ama ortasından sonra epey akıcı oldu. Duygusal bir kitap arayanlara tavsiye edebilirim.
Bazı yerleri hiç alakasız çok uzatılmış halbuki aşk romanları çok uzun olmamalı ki insan sıkılmasın nefesini tutarak okusun.Senden önce beni arayacağım hiç aklıma gelmezdi.pek de beyenmedim ne kadar çalışsamda olayların içine giremedim
Jojo Moyes'in okuduğum ikinci kitabıdır. Senden Önce Ben romanı kadar etkileyici bulamasam da yine çabuk bitirdiğim romanlar arasındaydı. Yazar okuyuculara bu kitabıyla güzel bir aşk hikayesi hediye etmiş. Ama bence daha akıcı, daha etkileyici olabilirdi demekten kendimi alamıyorum. Açıkçası bu romanı alırken beklentim oldukça yüksekti. Okuyunca ise tam bir hayal kırıklığı... Beklentimin bayağı aşağısında olduğunu fark ettim. Hem zaten romanın başı çok sıkıcı başladığından dolayı, başlarda okumaya zorlandığım söylenebilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sevgilinden Son Mektup
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050951127
Kitabın türü:
Çeviri:
Özge Onan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Kitap
Baskılar:
Sevgilimden Son Mektup
Sevgilinden Son Mektup
Bir tanecik ve tek aşkım... Ben senin kadar güçlü değilim... ... dünya üzerinde hiçbir şey beni, benimle gelme cesareti göstermen kadar mutlu etmez. Seni suçlamıyorum sevgilim... Yediye çeyrek kaladan itibaren platformda bekleyeceğim...

Kalbimin ve umutlarımın senin ellerinde olduğunu bilmelisin.

Sevgilin, B.

Yıl 1960. Jennifer bir hastanede uyandığında hiçbir şey hatırlamaz, ne geçirdiği korkunç kazayı ne kocasını ne de kim olduğunu. Kendini bir yabancı gibi hisseder... ta ki, “B” imzasıyla sonlanan, gizemli bir aşk mektubu bulana dek.

Yıl 2003. Ellie çalıştığı gazetenin arşivinde açılmamış bir mektup bulur. Mektubun sakladığı hikâyenin ardındaki aşk düğümünü çözerse, kendi aşk ve iş karmaşasını da çözeceğine inanır.

“Tüm zamanları aşan bir kitap, ölümsüz aşka sıkı sıkıya tutunanların modern masalı.” Leila Meacham

“Sevgilinden Son Mektup hem umut verici hem ümitsiz bir aşk hikâyesi.” Chicago Tribune

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 12 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları