Ceren Cambazoğlu

Ceren Cambazoğlu
@cerencambazoglu
Öğretmen
Üniversite
Tekirdağ, 11 Mart 2003
2 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Olumlu bir etiket dahi olsa, etiketi hayatta tutmaya çalışmanın, onu beslemenin bir soruna dönüşeceğini açıkça görebiliriz. İyi arkadaş olmak gibi olumlu ve görünürde zararsız bir etiketin bile ne kadar ağır bir yük olabildiğini ve hayatınızı ne kadar kısıtlayabileceğini görebiliriz. Kendimde de olmak üzere, çevremdeki birçok kişide olumlu etiketleriyle uyumlu olma, tutarlı davranma çabasını gözlemleyebiliyorum. . . Kendimizle ilgili tutunduğumuz her genelleme davranış repertuvarımızı daraltır. Nokta koymakta aceleci davranmasak bu kadar, kendimizle ilgili cümleleri kısa tutmasak, olduğumuz veya olabileceğimiz kişiye olan bakış açımızı genişletsek, olasılıklara yer açsak nasıl olur? Böylesi hem daha sağlıklı hem daha işlevsel hem de psikolojik olarak daha esnek olabilmemizi sağlar.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şimdiye kadar hep "olumsuz" etiketlerin üzerinde durduk lakin "olumsuz" diye sınıflandırabileceğimiz etiketlerle şekillenen örneklerdeki problem etiketin kendisi değil. Etiketler yalnızca biz onlara çok bağlı olmaya, sadık kalmaya, onlarla bütünleşmeye, iç içe geçmeye başladığımız zaman sorun haline gelir. Çünkü o zaman psikolojik esnekliğimizi yitirmeye başlarız.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Alıntı
Her şeyin üzerine etiketler yapıştırmayı öğrenirken aynı şeyi kendimize uygulamamamız imkânsızdır. Dolayısıyla kendimiz hakkında da benzer bir öğrenme sürecinden geçeriz. Yine ebeveynlerimizin ve çevremizdeki diğer yetişkinlerin yardımıyla, kim olduğumuza dair bilgiler toplamaya başlarız. .. Yaşımız küçükken başlarız etiketlemeye, etiketlenmeye ve bir benlik algısı oluşturmaya. Etiketlemenin kendisi bir sorun değil. Deneyimlerimizi tanımak ve etiketlemek kullanışlı bir beceridir. .. Kendimizi kavramsallaştırmamız, diğer insanlarla iletişim kurmamız da kolaylaştırır. .. Etiketlerin sorun haline gelmesi, kişinin etiketi ile iç içe geçip bütünleşerek onu tanımlayan tek gerçeğin o etiket olduğuna inanmasıyla başlar. Etiketler, kendimizle ilgili bütünleştirdiğimiz hikayeler, içlerinde ne yapmamız gerektiğini söyleyen kurallar taşır. .. Bütünleştirdiğimiz etiketler yalnızca kim olduğumuzu, bu zamana kadar nasıl davrandığımızı değil, bundan sonra da kim olacağımızı ve nasıl davranacağımızı da belirlemeye başlar. .. Böylece sabit davranışlarla çevrili, kısıtlı bir hayat yaşamaya başlarız.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Alıntı
Duygu ve düşüncelerimizi oldukları gibi deneyimlemeye gönüllü olmadığımız zaman, onların şu ankinden farklı olmaları için çabalarız. böyle bir mücadelenin içine girmek bizi körleştirir, şu andan uzaklaştırır. Savaşmayı bırakmak demek duygularımızı ve düşüncelerimizi deneyimlemeye gönüllü olmamız, şimdiki anı olduğu gibi kabul etmemiz demektir. Savaşmayı bırakmak demek, “Senin için yaparken sana rahatsızlık veren duygu ve düşüncelerine yer açabilir misin?” sorusuna “Açabilirim,”diye yanıt vermektir. . . Gönüllü olmak, bizi rahatsız eden duygu ve düşünceleri sevmek demek değildir. Gönüllü olmak, ne hissediyorsak hissetmeye, ne düşünüyorsak düşünmeye yer açmak ve onları yaşamaktan kaçmamaktır.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Alıntı
"Düşün ki," demişti, "yanlışlıkla, heyecanla tencereden kâsene doldurduğun çorbana tuz yerine şeker atıyorsun. Tadıyorsun ve dehşete kapılıyorsun. Ağzının tadı kaçıyor haliyle. Ne yaparsın böyle bir durumda? İçine atılmış şekeri çıkarmaya mı çalışırsın, yoksa kâsene tencerede kalan çorbadan mı eklersin?" . . Fakat zamanla, kâseme daha fazla çorba koyarak, daha fazla ve farklı deneyimler edinerek ağzımın tadı yerine gelebilecekti. Bir süre sonra, şekerin tadı ufaktan ağzıma gelmeye devam etse de korkum hâlâ beni yoklasa da eskisi kadar rahatsız etmeyecekti. Bunu deneyimlemenin tek bir yolu vardı: Korkup kaçındığım şeyleri, korkunun geçmesini beklemeden, korkumla beraber yapmak.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Alıntı