Küçük yaştan itibaren bize, duygu ve düşüncelerin kontrolümüzde olduğu, hissedip düşündüklerimizden hoşlanmıyorsak onlardan kurtulmamızın veya uzak durabilmemizin mümkün olduğu mesajını verdiler.
Halbuki bir şeyi düşünmemeye yönelik komut ne kadar güçlü olursa olsun; içten içe inandığımızın, söylenilenlerin, öğrendiklerimizin aksine, var olan bir duyguyu, bir düşünceyi kontrol edebilecek güce sahip değiliz. Düşünmememiz gereken düşünce, yerine geçici olarak bir başka düşünce yerleştirsek dahi, büyük olasılıkla defalarca, kontrolümüz dışında bizi ziyarete gelecek, zihnimizde yanıp sönecektir.