Rıza göstermenin tuhaf gücü işte böyledir: Şeylerin görünüşteki düzensizliğinde, bir düzen yaratmak veya düzeni açığa çıkarmak. Pasif bir şekilde kabul edilen bir hayatın kaderine, bir mukadderatın tatlı çehresini kazandırmak.
“Neşeniz ve üzüntünüz maskesizdir. Gülüşünüzün fışkırdığı aynı kuyu çoğunlukla gözyaşlarınızla dolmuştur. Başka nasıl olacaktı ki? Üzüntünüzün sizde açtığı gedik ne kadar derinse, barındırabileceğiniz sevinç de o kadar büyüktür.
Mutluluk, hayatın acılarını redderek değil, kaçınılması mümkün olmadığında onları kabul ederek ve onlar etrafında da büyüyebileceğimizi kavrayarak bulunur.
Sevincimizi mağaza reyonlarından başka yerde arayacak olsak sistem kilitlenecektir. Hiç sevginin, doğayı temaşa etmenin, yüreğini ve fikrini açık tutmanın, kısacası ticari sistem dışında bizi sevinçli kılabilecek neler varsa onların sevincini metheden bir reklam kampanyası gördünüz mü?