Bedenimizde olup biten her şeyi belirlememiz mümkün değildir, çünkü bedenimiz uzam yükleminin bir kipidir. Düşüncelerimiz de 'seçiyor' değiliz. Yani insanın mekanik bir bedene hapsolmuş özgür bir ruhu yok.
Sarıl bana ey Ölüm, sevgi ve merhametle dolu; dudakların hiçbir zaman bir annenin öpücüğünü tatmanış dudaklarıma değsin, hiçbir kardeşin dudaklarına dokunmamış, bir cananın parmak uçlarını sevmemiş dudaklarıma. Gel de al beni, sevgili Ölüm!
Neden o ruhani dünyadan ayrılıp benimle bu dünyayı hayatın kederini paylaşmaya geldin ki? Neden bıraktın ardında melekleri ve geniş semalari da insanların bu ıstırap, zulüm ve kalpsizlikle dolmuş dünyasına adım attın?