Her dönemde ve her yerde halk kitleleri sabır ve tahammül göstermeye zorlanmışlardır. Tahammül, ihtiyaçlara ve yoksullara katlanmak, halk topluluklarının bir görevi sayılmaya başlanmıştır.
Birçok öğretmen, hâkim,avukat,papaz ve doktor, her akşam kahvehanelerde oturup iskambil oynamak ve bira içmekten utanıp tekrar kitap okumaya başladılar. Halkı aydınlatabilmek için, önce aydınlanmak ihtiyacını hissettiler. Artık her yerde profesyonel konuşmacılar ve konferans verenler görülmeye başladı.