Reid onun kıymetini bilecekti, bundan emindim. Onu mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yapacaktı ve Lou da onun bu çabalarının karşılığını on misliyle verecekti. Onlarla birlikteyken hayata dair çok az şey biliyor olsam da, o zaman bile onlarınkinin her şeyi değiştirecek bir aşk olduğunu anlamıştım. Dünyayı sarsacak bir aşk. Onu yeniden inşa edecek bir aşk.
Aşkları deva olmuştu.
Derinlerde, bunu başından beri nasıl biteceğini biliyordum. İlk tanıştığımız andan itibaren, Balisarda’yı palaskasında ilk gördüğüm andan itibaren hissetmiştim - kader ya da talih tarafından bir araya getirilen iki talihsiz aşık. Yaşam ve ölüm tarafından. Tanrılar ya da belki canavarlar tarafından.
Bir kazık ve bir kibritle bitecekti hikayemiz.
' Ölüm mutlu bir son değil, Ansel. Hastalık, çürüme ve ihanetten ibaret. Ateş ve acı ve' -sesim çatladı- ' ve asla veda edememekten.'
' Ölüm bir son değil, Lou. Sana anlatmaya çalıştığım şey de bu. Aksine başlangıcın ta kendisi.'