Başkalarının bizi tanıması isteğiyle, henüz kim olduğumuzdan emin olmadığımız bir dönemde başkalarının bizim kim olduğumuzu anlayabileceği düşüncesinin verdiği dehşet arasındaki uçurum.
“Junie, cidden, niye daha önce böyle bir akşam geçirmedik ki?”
“Bilmem,” diyorum, sonra, derin bir şey söyleme hevesiyle, ‘belki de birbirimizi ne kadar çok sevebileceğimiz düşüncesi bizi korkutmuştur.’”
carl gustav jung, yakın ilişkiyi çok uygun bir metaforla açıklar: ‘iki insanın buluşması, iki kimyasal maddenin birbirine temas etmesi gibidir. eğer bir reaksiyon olursa, ikisi de biçim değiştirir/dönüşür.’
Bir insanın karakteri hakkında hiçbir zaman ahlaki bir yargı verilemez; bir insanın karakteri, onun çevresine karşı takınmış olduğu tavrın ve içerisinde yaşamış olduğu toplumla olan ilişkisinin bir göstergesidir.