Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Deniz, gemiler ve okyanus seferlerinin hayali ancak bu mavi damlalarda var oluyordu. Ne var ki her geçen gün, kıyı düzeninin yeni bir kokusu sanıyordu denizcinin üzerine: Ev kokusu, komşuların kokusu, rahat ve huzur kokusu, tavada kızaran balık kokusu, yerlerinden hiç oynatılmayan eşya ve süslemelerin kokusu, ev bütçesi hesaplamalarının ve hafta sonu gezintilerinin kokusu... Kara adamlarının üstüne sinmiş olan bütün kokular, ölüm kokusu."
"HERKES UNUTUR, diyordu. Yazıyı yazan altına kendi resmini de çizmişti. Ceketinin yakası kalkık, ağzında denizcilere özgü uzun bir pipo olan, hüzünlü bakışlı bir gemici. Yazı, denizcinin yalnızlığını ve özlemlerini dile getiriyordu. Aşırı bir melankoli içinde ve kendini ön plana alarak yazmıştı. Yazdıkları gerçekliğine inanılmayacak ölçüde klişeleşmiş şeylerdi."
"Gerçek tehlike yaşama eyleminin ta kendisidir. Hiç kuşkusuz, yaşamak, varoluşun farklılaştığı bir kargaşadır. Fakat varoluşu her an aslında olduğu düzensiz haline çözümleyip ortaya çıkan endişeden hareketle, her an ilk kargaşayı yeniden yaratmaya çalışan kaçık bir eylemdir yaşamak. Bu denli tehlikeli başka bir iş daha olamaz. Varoluşun kendinde hiçbir korku ya da hiçbir örtülü yan yoktur, bu korku ve tedirginliği yaratan yaşamak eylemidir."