Gerçeği hiç fark etmemiş olmayı yeğlerdim. Hiç olmazsa uykum kaçmaz, iştahım kesilmezdi o zaman. Bu yeni bilgiyi kafamdan atmanın bir yolu var mıydı?…Beynimdeki bir kurşunu çıkarır ya da bir uru çıkarıp atarcasına onu kafamdan çıkarabilecek bir şey yok muydu ?
Odayı, aniden derin bir sessizlik kapladı; ama sözcükleri kulaklarımda yankılanmayı sürdürdü; bıçak ucu kadar sivri bir şey gibi, dokunulanabilir, somut bir nesne gibi kulaklarımdan beynime, başımın en derin noktalarına sızıp oraya saplandı.
Gözlerimin önünde yeni bir dünya açılıyordu; benim için daha önceleri var olmayan bir dünya. Belki hep oradaydı, hep var olmuştu, ama ben onu hiç görmemiştim; hep orada olduğunu fark etmemiştim. Bütün bu yıllar boyunca nasıl da kör kalmıştım?