ceren

Mühendis küçük tornayı bitirmişti. aygıt demirden yapılmış garip bir oyuncağa benziyordu. sıra denemeye gelmişti. mermi patlarsa tamirhaneye bir zarar gelmemesi için o komik görünüşlü aygıtla birlikte yanına bir de mermi aldı. binanın yakınında bir baraka yapılıyordu. orada gündüzden bu iş için bir tezgâh hazırlanmıştı. oraya geçti. yardıma gelmek isteyenlere izin vermedi. koca tamirhanede iş durdu. zaman geçmez oldu. subaylar, ustalar tezgâhlar arasında amaçsız dolanıp duruyorlardı. kırk dakika sonra mühendis tamirhaneye mermiyi havada sallayarak döndü. ağzı kulaklarındaydı. ilk deneme olduğu için ihtiyatlı davranarak yavaş çalışmış, işi uzatmıştı. bir çiçek armağan eder gibi hoş bir jestle mermiyi usta bey'e verdi. tornadan yeni geçmiş mermi pırıl pırıl parlıyordu. usta bey mermiyi öpüp başına koydu, bir an durakladı, sonra ani bir kararla mengeneye bağladı, bu ilk merminin gövdesine keski ile imalat-ı harbiye tarihine geçecek olan şu ünlü cümleyi kazıdı: "venizelos cenaplarına hediyemizdir" tamirhane kahkahaya boğuldu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gelen malzemenin listesini İzmit Deniz Komutanı Binbaşı Celal Köprücü’nün önüne bıraktı. Binbaşının yüzü pembeleşti. Gelen yararlı malzemeden çok, babacan Başçavuş’un cephedekiler adına duyduğu katıksız sevinçten mutlu olmuştu. Başçavuşun bir gözü kördü, kör gözü bile sevinçle parlıyordu. Orduyu taş gibi birlik içinde tutan bu sevgiydi.
Sayfa 264·Kitabı okudu
M. Kemal Paşa Polatlı’dan ayrılmadan önce, Ankara-Kayseri yolu üzerindeki Keskin ilçesinden bir telgraf almıştı. Keskin halkının temsilcileri diyorlardı ki: … Bazı milletvekilleri heyecan ve telaş içinde buradan geçerek geriye kaçtılar. Bizler canca ve malca her fedakarlığı yapmaya hazır bulunuyoruz. Bu milletvekillerinin telaşını haklı gösterecek bir tehlike varsa, yediden yetmişe cepheye gitmemize izin veriniz.” İşte güvendiği halk konuşmaya başlamıştı. Ankara’ya daha iyimser döndü.
Sayfa 221·Kitabı okudu
Türk ordusunun bu tarihteki gücü, o da kağıt üzerinde, 35-40 bin kişidir. Oysa Türkiye’deki silahlı işgalcilerin sayısı giderek 400.000 kişiyi bulacaktır. Yoksul, bitikAnadolu, 400.000 işgalciyi ve on binlerce silahlı- silahsız haini yenmeyi başaracaktır. MİLLİ MÜCADELE İŞTE BU MUCİZENİN, BU ONURLU, GÜZEL ÇILGINLIĞIN ADIDIR.
Sayfa 20·Kitabı okudu

ceren

, bir kitap okudu
Puan vermedi·167 syf.·
6 günde okudu
·
2025 7. kitabı
Barış Bıçakçı
7.6/10 · 10,1bin okunma