Ceylan Akay

Ceylan Akay
@ceylanakay21
Ölüm bir hatıra gibidir insanda; Kâh hatırlanır, kâh unutulur. Fakat bir gün, bir gün nihayet Gözle görülür elle tutulur…
8/10
·1062 syf.··
2026 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 21:42
Ben yarın gideceğim... Bir şey daha yapacağım. Ben kimim? Ahlaksız bir kadın. Senin boynuna bağlanmış bir taş. Sana acı çektirmek istemiyorum, istemiyorum! Seni kurtaracağım. Beni sevmiyorsun, başkasını seviyorsun! Dedi Anna Karenina Tolstoy bu romanı yazarken saatlerce odasına kapanıp hizmetçisine gerekli olmadığı sürece kendini rahatsız etmemesini emretmişti, hizmetçi yemeğini getirip kapıyı bir kez tıklatıp gidiyordu... Sürekli böyle devam eden hizmetçi aradan birkaç gün geçtikten sonra yemeğin yenilmediğini görür. Bunun üzerine kapıya vurur ama içeriden en ufak bir ses dahi yoktur. Telaşlanan hizmetçi komşulara, yakın arkadaşlara haber verir ve hemen gelip yardım etmelerini isteyince gerçek ortaya çıkar. Eve gelenler kapıyı açarlar ve büyük yazarı cenin pozisyonunda yerde yatarak ağladığını görünce büyük bir şaşkınlık yaşarlar. Neden böyle ağladığına anlam veremeyenler Tolstoy'a bunun sebebini sorunca ünlü yazarın ağzından şu sözler dökülür: "Anna Karenina öldü." Evet Anna Karenina öldü... Aşk, ihtiras, tutku.. ihanet.. Anna kendi sonunu kendi hazırladı bana göre hiç üzülmedim Anna için açıkçası... İki aşktan bahsediliyor aslında kitapta, biri Anna ve Vronskiy diğeri Levin ve Kiti. Spoiler vermeden kitabı anlatmak mümkün değil.. benim için çok değerli bir deneyim oldu.. Anna kocasına ve çocuklarına ihanet eden bir kadın üstelik bu ihanetten kocasının çektiği acıdan haz duyan kötü bir kadın ve aşkı onu masum kılmıyor maalesef..
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·517 syf.··
2026 1. kitabı
·
95 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 16:42
Bir insanla tanıştandığında zihninde bir roman karakteri canlanıyor mu? Ya da bir gezide ilk defa gördüğün bir manzara okuduğun bir romanın anlatığı mekanın kokusunu duyuruyor mu? Tam tersi de olabilir yani. Okuduğun bir romanda ki karakteri gerçek hayatta birileri ile kıyaslama gibi. Hayatının odak noktasına kitapları koymuş çoğu okuyucu kısmen veya hepten bu tür duyguları yaşamıştır, yaşıyordur. Tıpkı her gördüğü kişiyi bir film/dizi aktörüne benzetenler gibi. Her tanıştığım kişi okuduğm kitaplardan bana bir şeyler hatırlatır. Kimisi binlerce yıl öncesine götürür kimisi de yüzyıllar sonrasına. (Kimisi de lağım çukuruna...) Lisede başımı epey derde soktuğum bir zamanda (uzaklaştırma aldığım), daha önce içeriği hakkında bilgimin olmadığı "Sefiller" romanı ile eve döndüm. Odama geçtim ve okumaya başladım. -Bende bir alışkanlık haline geldiğini sonradan fark ettim. Canımı sıkan veya stresli bir durum ile karşılaştığımda elime kitap alır başka bir dünyaya zihnen adım atarak mevcut durumun üzerimdeki etkisini kırmaya çalışırım- Jean Valjean karakteri ile o kadar özdeşleşmiştim ki kitabı elimden bırakmadan 17-18 saatte 582 sayfalık "Sefiller" kitabını bitirmiştim. 3 4 gün boyunca Martin'in Ruth ile ilk karşılaşmasından sonra evine dönerkenki ruh halinde idim. Hiç bir zaman bir daha öyle bir kitapla karşılaşmadım. (İçinde bulunduğum duygu durumundan olsa gerek.) Ta ki Martin Eden'le tanışana dek. Lisede iken bir kitapta tattığım o duyguyu tekrar yaşadım. Kitap boyunca geçmişim film şeridi gibi zihnimde sürekli canlandı. Martin'le çok fazla ortak noktamız vardı. Hele öyle olaylar vardı ki birebir aynısı. İkinci kez başkalarını değil de kendimi görüyordum okuduğum romanda. Duygu durumumun çok fazla değişmemesi için 100 sayfa okuduktan sonra araya 1 Shakespeare eseri
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2022 12. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 15:06
“Ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür? Bilmek bütün acıların anasıdır.” Ölümün sadece bir kelimeden ibaret olmadığını hissettim ve insanın ne zaman öleceğini bilmesi , bununla yaşamaya çalışması ... Ona tanınan 6 haftaydı . Kürek mahkûmu olmak yerine ölmeyi seçmişti . Bu seçiminden giyotin sehpasını yakından görünce pişman olmuştu . Onu seçiminden pişman eden diğer neden ise o meydanda onun idamını seyretmek için yer kapmaya çalışan akbabalardı...Ama aslında o , kızının onu hatırlamadığı anda ölüden farksız olduğunu anlamıştı...
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
10/10
·351 syf.··
2021 36. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2021 02:29
Hayatımın her döneminde okuyabilecağim kitaplar arasındadır 1984. Diktatörlüğü ve iktidarın kendi çıkarları için yapabileceklerini en iyi anlatan kitaptır belki de daha önce bu tür kitap okumadığım için böyle düşünüyorum sanırım. George Orwell, bu kitabında ütopik bir dünya kurmuş gibi görünsede bana göre büyük öngörü sahibiymiş. Okurken sürekli olarak bu dönemle kıyasladım kitabı.elimde olmadan Yazarın okuduğum ikinci güzel kitabı hep çok merak ettiğim romanlardan bir tanesi idi edebi ve fikir yönünden birçok romandan ayrı bir havası olan 1984 belli bir dönemin zihin , siyasi , Adalet ve Zorlu şartlarını ele almıştır bu yönüyle okuru tamamen kitaba kaptirabilecek şekilde yazılmış . Ve ilgi görülen dünya çapında bir roman. Yok artık dedirten bazı bölümleri olan 1984 aslında zorbalığı ve Zoraki üstünlüğü harika bir şekilde anlatmış. Bu kısımlar insanı her ne kadar şaşırtiyor olsa da yapılan işkence ve otoriter baskılar insanda acıma duygusunu uyandırıyor. Devlet ve politikanin yoğun bir şekilde anlatıldıgi ve kitabın baş kahramanı Winston ağzından okunulan kitap kısım okuru biraz sıkabilir ama politika kitabının olmasının yanı sıra küçük bir aşk hikayesine deginmesi çok güzeldi. Bunun yanında kitabın temel yapısını oluşturan ; Başkaldırının, dilin, özgürlüğün, düşüncenin ve hatta duyguların yok edildiği; eylemlerin değil kavramların da yok edildiği bir distopya romanı 1984. Erotizm bir suç. Fazla kelime kullanmak riskli. İktidarı sevmemek suç. İktidara boyun eymemek suç. Sürekli izleniyorsun. Her yerden. Tele ekranlarla dolu dünyadan kaçış yok.ve bunun ne kadar psikolojik baskı , özel hayatın hiç sayıldığı bir hayat , Ağzından çıkan sözcükler ve verdiğin tepkiler kuşku uyandırmamalı. Ama suçların temeli: düşüncesuçu. En ağır suç. Eğer düşüncesuçunu işlerseniz yok
1984George Orwell · Venedik Yayınları · 2021200,4bin okunma