matt haig!! diyorum başka bir şey demiyorum. en ünlü kitabı gece yarısı kütüphanesi olsa da en iyi kitabı insanlardır. matt haig'in kitaplarında sayfaların nasıl aktığını fark edemiyorsunuz. sizi çok farklı ve mizah dolu romanının içine alıyor. Andrew bir uzaylıydı ama o insanları insanlardan çok sevdi çünkü andrew duygu nedir bilmiyordu,ölümsüzdü. insanı hayatta tutan tek duygunun mutluluk olmadığını gördü,insan acı çekmek de istiyordu.mutlu olmak için acı çekmeyi kabul ediyordu. bazı ön yargıları kırmanızı sağlıyor.önce insanlık için kötü yorumlar yapılıyor. hırs ve şiddet temalı.' insanlar şiddet ve hırsla şekillenmiş kibirli bir türdür.' 'yaralıyım o yüzden yaralamak istiyorum.' sevgi ve aşkı çok masum yaşatıyor. 've o an aşkın ne işe yaradığını anladım,aşk hayatta kalmana yardım ediyordu.'-her şeyi bıraktım,isobel'in elleri hariç. ben kitabı bitirdiğimde pamuk gibi hissettim,enerji alabildiğim her şeyi severim. bu kitabın müthiş bir enerjisi var!
mükemmel bir kitaptı.ölüm bilinci insanı ayakta tutan olgudur. intihara girişen veronikanın akıl hastanesindeki hikayesi. insanın kendini keşfetmesi. biz insanlar unutuyoruz,her şeyi,ölümü,sahip olduklarımızı,güzellikleri. ama kendini keşfetmeyen insan neredeyse hatırlamamak üzerine unutuyor. bu veronikanın kendini tanıma hikayesi. belki okurken siz de kendinizi tanırsınız.''içindeki sen başkalarının biçimlendirmediği sen.'' ama deliliği de elden bırakmayın,normal olmanın bir faydası yok