Şimdi şöyle Matt Haig sevdam tartışılmaz,kitapları da kendisi de benim safe alanım diyebilirim. Onun bir kitabını da okusanız pişman olmazsınız. Tüm romanlarını okumuş birisi olarak elbette bu da çokk güzeldi fakat gece yarısı kütüphanesi ve insanlar’ın yeri bambaşka ben de. İbiza’yı çok sevdiği,oradaki insanların doğayı da çok güzel korumasından etkilendiği için burada geçiyor roman,öyle demişti. Romanlarındaki gerçekdışı yönleri seviyorum,hep gizli bir kişisel gelişim havası var. Yaşayarak öğrendiği şeyleri de paylaşıyor aslında sizinle. Kitaptaki La prencipia kısmı bence içimizdeki güç gibi bir şeydi, ibizayı yok etmeye çalışan çocuk depresyon ve anksiyeteydi. Yaşlı kadının arkadaşı bir terapistti gibi,yolu gösteren. Tabiki bu sadece benim yorumum,ben böyle düşünerek okudum. Okuyun elbet bu kitabı çok seversiniz.