Belki de kendini yüzeysel hazlarda dağıtmak, aşırı uyarıldıklarında yaşamın sağlıklı, sıcak cazibesinin ortaya çıkmasına izin vermeyen kadim duygularin boğucu, karanlık derinliklerine dalmaktan daha az tehlikeli.
Fakat zamanla seni niçin kaybettiğimi anladım: Senin neyin eksikliğini çektiğini göremediğim için, senin içindeki güçlü ve sağlıklı olan yanı yanlış anladığım için; sen gelişimin engellendiği için, kendini sanatsal anlamda ifade edebilecek durumda olmadığın için hastalıklı görünüyordun."
çünkü bunu ilk ayrıldığımız zamanlar fark etmiş olsaydım -yani onun da acı çektiğini ve beni sevdiğini- hic düşünmeden tekrar kollarına atlardım.
Oysa şimdi artık bunu istemem mümkün değildi.
Fakat o da bunu istemiyor olmalıydı. Hayır, o da istemiyor olmalı, diye düşünürken yüreğim atlayacak gibi attyordu. Çünkü ben onun istemine; o sert, kapalı, bilinçli isteme bir kez yenik düşmüştüm.
Benden beklediği şeylerde kendimi ne kadar yetersiz hissedersem, gözüme bir o kadar eleştirel ve otoriter görünüyordu, artık sevgisini de ancak kendimi aşarak elde edebilirmişim gibi geliyordu.