c

İnsan, gözleriyle değil yalnızca, ruhuyla bakar göğe. Göğden kuşbakışı bakılır, göğe ruhbakışı.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Reklam
Agrıyoruz. Buna 'dünya ağrısı’ dediklerini duyuyoruz. Agrimiz dünyadan olsa bu kadar derin olur muydu? Agrimiz icten, kendimizden, bize benzeyenden, bizden, benden. Eskiden, cok eskiden. Agrimiz ruhtan, yaramiz bedenden. Yalniz degiliz, kimsesiziz. Gögü alinmis bir kus gibi yerle biriz. Eksigiz. Varligimiz, gelisimiz o eksigi gidermek için olmali. Arıyorsak ondandir.
Sayfa 47·Kitabı okudu
herkesin kendi ithakisi, herkezin kendi yolculuğu. Sonunda bir yere varılır ya da varılmaz. Varılan, ‘vardım ‘ sanılan yer, varılmak istenen yerdir belki, belki değildir. Çoğun değildir aslında, ama kendisinden bile gizler insan
Sayfa 42·Kitabı okudu
Bahçe, içerinin dışarıyı özlediği, göresi geldiği vakittir. İnsan içindeki bahçeye çıkmak ister de, tıpkı Necatigil’in “bazı şiirler bekler bazı yaşları” dizesi uyarınca, bazı yaşları, zamanları, yaşamaları, dönemeçleri, insanları bekler
Sayfa 21·Kitabı okudu
Şehir avluya sığmaz ama, bazen sığınır. İnsanların daha birbirlerinin gözlerine sığınmaları, birbirlerinin gözlerinde yaşamaları, büyümeleri, yetişmeleri, iyileşmeleri gibi
Sayfa 21·Kitabı okudu
Reklam