Aşk korkunç çünkü sizi müthiş bir güçle içine çekiyor, dışarıdan küçücük görünen, ama içeride mantığınızı alıp götüren dev kütleli bir karadelik gibi. Kendinizi kaybediyorsunuz, benim kaybettiğim gibi, felaketlerin en güzeli, yok oluşların en ateşlisi.
Düşünsenize! Hem ölümlüler, hem de o değerli ve sınırlı vakitlerinin bir kısmını okumaya ayırmak zorundalar. İlkel bir tür olmalarına şaşmamak gerek aslında. Bir bilgi birikimine ulaşmalarına yetecek kadar kitap okuyup bu bilgiyle istediklerini yapabilecek duruma geldiklerinde ölüveriyorlar ne de olsa.