Ç

53 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
5/10
·280 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 22:26
Herkesin anlattığı gibi otobiyografik bir anı kitabı. Bence "ölümle on yedi karşılaşma" sloganı güzel olmuş fakat ben her anının da tam anlamıyla "karşılaşma" olduğunu düşünmüyorum. Anlattığı bazı durumlarda empati yapamadım ve anının içine dalamadım onun da etkisi olduğunu düşünüyorum. Otelde çalışırken yürüyüş esnasında bir adamla karşılaştığı ve ondan zorla kurtulduktan bir kaç gün sonra bir kadını öldürdüğü haberi alması çok çarpıcıydı fakat dediğim gibi pek beni içine çekmediği için aynı dehşet içinde okuyamadım. Anıları anlatırken çok daldan dala atladığı oldu bazılarında, "ben bunu niye okudum" diye düşündüğüm de oldu. Fizyoterapist olmamdan dolayı sanıyorum anlattığı fizyoterapi bölümlerinde ne anlatmaya çalıştığını içtenlikle anladım, ama fizyoterapist olmasaydım da oraları bir hastane sahnesi olarak okuyup geçerdim. Bu sebeple yaptığı düşükte yaşadığı üzüntüyü, tam denemekten vazgeçtiği anda tüp bebek tedavisinin başarılı olmasındaki mutluluğunu anlayamadım ve üstüne okurken çok sıkıldım. Beni etkileyen sayılı sayıda anısı oldu, hepsinde aynı akışı yakalayamadım. Güzel bir kitaptı ama abartıldığı kadar güzel olduğunu sanmıyorum.
Ben BenMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 2021400 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bugün ayakta olmamın nedeni o fizyoterapi bölümü, oradaki personel ve hastalar. Doktorlar buna inanmazken, onların benden vazgeçmemesi, hareket edebileceğime, iyileşebileceğime inanmaları sayesinde bugün yürüyebiliyorum.
Sayfa 216·Kitabı okudu
Beklenmeyeni beklemek, ona kucak açmak lazım. Çok geçmeden keşfedeceğim gibi, en iyi yol, her zaman en kolay yol değil.
Sayfa 53·Kitabı okudu
... beynimde gizemli yetersizlikler vardı ama on üç - on dört yaşlarından beri simyasını çözdüğüm şey buydu işte: Sana bir konu veriliyordu ve o konuyu iyi öğreniyor (zaman çizelgeleri, test kağıtları, saatler, fosforlu kalemler ve kartlar kullanılarak, notlar alarak, erken kalkıp geç yatarak çok ama çok çalışıyor) ve sonra öğrendiklerini sınav salonunda döktürüyordun. Derken -abrakadabra!- eline parlak bir kart veriliyor ve geçtiğin söyleniyordu: Git, iki yüz sterlin kazandın. Kodesten Çıkış kartı aldın.
Sayfa 52·Kitabı okudu