herkes hayatın yükünden, ıstırabından ve kargaşasından şikayet ediyor, ancak hiç kimse daha iyi hale getirmek için bir şey yapmak istemiyor. sanki hepimiz hayatta dışarıdan bir tür izleyici gibiyiz ve her birimiz olan biten her şeyin yargıcı bizmişiz gibi davranıyoruz.
devletlerinin sınırlarını genişletme konusunda ısrar ediyorlar. oysa o genişleyen sınırlar içinde ne toplumsal bilinci ne de halkın bilgi ve vicdanını geliştiriyorlar.
anne ve babalar, çocuklarınıza makul ve sevgiyle işlenmemiş bir terbiye vermeyip kendi haline bırakmayın. bu suç sayılması gereken, ahlaksız bir davranış olur. çoçuk yetiştirmek sadece aile içindeki bir mesele değildir. bu bir toplum ve devlet meselesidir.