Başak

“(...)kış derisinden sıyrıldıktan sonra yeni derisinin duyarlığına, parlaklığına daha alışamamış bir yılan gibi görüyordu kendisini.”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Geceleyin mükemmel, ideal olan şeyler gündüz gözüyle bakıldığında, eninde sonunda birtakım kusurları olan gerçeklerdi."
“Genç yüzlerde parlak bir düşüncenin akla geldiği anlarda beliren bir gülümseyiş vardır ki, onların saydam ruhlarını esrarengiz bir lamba gibi aydınlatır; bu gülümseyiş onun da yüzünü aydınlatıyordu. Bunlar, “Yeryüzünde cennet var!”duygusunun tadıldığı anlardır.”
10/10
·131 syf.··
2021 70. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 21:29
Trenin Tam Saatiydi, hiçbir şey söylemeyenlerin öyküsü. Hiçbir şey söylemeyenlerin sessizliği de en korkutucusu, yazarın kitapta söylediği şekliyle. Çünkü kendisi de hiçbir şey söylemeyenlerden olmuş, en korkunç sessizliği yaşamıştır. Her şeyi söylemenin ardındaki sessizlik ona daha yaşanılası gelmiş ve böylece başlamıştır yazmaya. Böll’ün dilinin yalınlığı, bir günceye yapılan karalamaları andıran cümlelerinin kendi halindeliği yaklaştırır bizi en çok anlatısına. İmgelem dolu, gösterişli cümlelere lüzum yoktur o söz konusu olunca. Zira şimdiki zamanda kurulu cümlelerinin her bir kelimesinin altında yaşanmışlık, yitirilmişlik birikir. Böll kurguladığı Andreas karakteriyle bizzat kendisini sunar. Nazilerin iktidara yükselişinden evvel zorla cepheye savaşmaya gönderilen bir gençtir Andreas. Ölüme gittiğinden emin, dilinde yolculuğu boyunca sadece yaşamak için dökülen ürkek sözler vardır. Andreas’ın üzerindeki tasvirler doğrudan yazarın gençliğine de işaret eder. Fakat bütün savaş, iktidar karşıtlığının ortasında Böll, politik duruşunun sözünü dahi açmaz. Savaştan yıllar sonra yazdığı cümlelerde bile esaret altındaki o gencin çekingenliğine rastlanır. Sanki duyguları, kendisini anlatmakta o kadar gecikmiştir ki savaşın ardından birbiri ardına hikayeler, romanlar yayınlamaya başlar. Bu sebepten Trenin Tam Saatiydi’de çeşitli imgeler kullanmadan salt duyguları sunar. Yoğun ve vurucu tasvirlerle dolu kitapta Andreas için ölüme yol alan trenin neredeyse hiçbir tasvirine rastlanmaz. Tren yazar için de, karakter için de ölüm demektir. Ve Andreas ölümün yakındalığını hatırlamak istemez, kurduğu cümleler bile yaşamayı unutmamak içindir belki de. Aynı şekilde “o saat” yaklaşırken de ölüm anının tasvirlerinden uzak durulur. Andreas’ın zihninde en çok kabullendiği savaş ve savaşta
Trenin Tam SaatiydiHeinrich Böll · Can Yayınları · 2019651 okunma