Nitekim, acının sıkıştırdığı yüreğim, yitmeye ve derece derece düştüğüm tasa içinde sevinmeye yüz tutmuş o sıcaklık artıklarını korumaya çalıştığı zaman, doğallıkla böyle oldu.
Düşünce beni yorar ve üzgün kılar; düşlemse yorgunluğumu alır, eğlendirir. Düşünmek benim için, her zaman güçlükle dolu ve çekici olmayan bir uğraş oldu.
İnsanların yargılarını artık hiçe saydığım için, akıl şunu yapmamı istiyor: ister özel yaşamımda, ister herkes içinde olsun, keyfimden başka hiçbir yasaya uymayarak hoşuma gideni yapmak ve bunda, güçlülük olarak ne kaldıysa, onun ölçüsü dışında ölçü tanımamak.