YAZININ ANATOMİSİ-Chapter 2: İLK BÖLÜM KARMAŞASI
Kitap gibi bir günden daha herkese merhaba sevgili 1K ahalisi. Görüşmeyeli nasılsınız? Ben maviyle, yıldızlarla ve geceyle kafayı bozmuş R. A. Süreyyâ. Bir önceki chapter’ımızda villainler hakkında konuşmuştuk. Bugünkü konumuz ise, filepenyez ✯ ’in önerisi ile, ilk bölüm yazmak üzerine olacak. Keyifli okumalar dilerim şimdiden. Kahveleriniz hazırsa arkanıza yaslanın ve benimle beraber bu dünyanın içine dalmaya hazırlanın.💙 Not: Bu yazı tiramisu yerken ve nescafe içerken hazırlanmıştır. :) Belki de kitap yazmanın, fikir bulmak ve evren kurmaktan sonraki en zor şeylerinden birisidir, o boş sayfanın başına geçip ilk cümleyi yazmak. Çünkü nasıl devam ettireceğimizi bildiğimiz öykülerimizin girişini nasıl yapacağımızı, nasıl başlayacağımızı bulmak bazen imkansız bir işi başarmak gibi gelir. Yazarlıkla uğraştığım için kendi deneyimlerimi de paylaşmak isterim. Gördüğüm ve araştırdığım kadarıyla bu konu, neredeyse herkesin başına gelen bir şey olmasına rağmen, ne hikmetse benim hiç yaşamadığım bir zorluk. Neden acaba diye kendimi sorgulayıp düşündüm, çalışma yöntemlerime baktım, araştırmalarımla karşılaştırdım ve bu sorunu yaşayan insanların anlattıklarıyla da değerlendirdiğimde, böyle bir yazı çıkardım karşınıza efenim.🌠 Karşılaşılan en büyük engellerden ilki, kişinin (yazarın/yazar adayının) ne anlatacağını henüz kendisinin de tam olarak bilmiyor oluşu şeklinde geliyor. İlerleyen bölümlerde hikaye oluşturma ve evren kurma üzerine de konuşuruz fakat şimdilik bir köşede göstermelik dursunlar. Şimdi; yazmak için o defterin/bilgisayarın başına oturduğumuzda, eğer ki artık bir senaryo veya taslak çalışması yapmak değil de, gerçekten ortaya çıkaracağımız esere başlamak istiyorsak, hikayemize son derece hakim olmamız gerekiyor. Bunun üzerine günlerce, haftalarca, hatta
YAZININ ANATOMİSİ♧
Ya hiçbirine sahip olmayanlar?
“Bu dünyada üç çeşit adam vardır: Uğruna yaşayacak birşeyi olanlar, Uğruna ölecek birşeyi olanlar, ve uğruna öldürecek birşeyi olanlar.” ~~ “There are three types of men in this world: Those who have something to live for, Those who have something to die for, and those who have something to kill for.” John Wick: Chapter 4
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
John wick güzellemesi
john wick (2014) – köpeğini öldürmeseydin ya koçum… chad stahelski'nin yönettiği, keanu reeves'in yeniden doğduğu film. “bir adamın köpeği öldürülür, o da 77 kişiyi öldürür” şeklinde özetlenip dalga geçildi ama aslında john wick, son derece stilize, içi dolu ve hattatrajik bir aksiyon operasıdır. wick, geçmişte “baba yaga” olarak bilinen, yeraltı dünyasının en ölümcül tetikçisiydi. ama aşık oldu, emekli oldu. kadın öldü, ardından kalan tek hatırası –köpeği– de öldürülünce, içindeki ölüm tanrısı zincirlerinden boşanır. film, intikamdan çok, yas tutmanın ve sevdiği her şeyi kaybetmenin yıkıcı ifadesidir. wick evreni sıradan bir suç hikâyesi değil; altın jetonlarla işleyen suikastçı otelleri (continental), kuralları olan yeraltı aristokrasisi ve mistik hava… tüm bunlar, filme gotik-modern bir mit yaratır. dövüş koreografileri balet gibi: her hamle estetik, her kurşun bir dans adımı. devam filmleri (chapter 2 – 2017, chapter 3 – parabellum – 2019, chapter 4– 2023) seriyi büyüttü, yeraltı evrenini açtı, john wick'in geçmişine dair katmanlar ekledi. wick konuşmaz, özlemiyle yaşar. her öldürdüğü kişi, yaşamak için değil, ölüme biraz daha yaklaşmak içindir. john wick, sinemada “niye öldürüyor?” sorusunun değil, “neden yaşamadı?” sorusunun cevabıdır.
Egomuzu saklamaya çalışarak, onun çırılçıplak görünmesine izin veririz aslında. (2023 yapımı John Wick: Chapter 4 isimli filmden)
Naz yapmak acınası bir özellik. (2023 yapımı John Wick: Chapter 4 isimli filmden)
İkinci şanslar başarısız insanlar için bir sığınaktır. (2023 yapımı John Wick: Chapter 4 isimli filmden)