“Hayat şu ya da bu şekilde olmak zorunda değildir. İleri ya da geri gidip gelmek zorunda değiliz. Kalp kırıklığı ve neşe, başarı ve başarısızlık, istikrarsızlık ve değişim, önümüze ne çıkarsa çıksın, onunla birlikte güzelce yaşayabiliriz.”
“Karşılaştığım her şeyin çok hızlı geçip gideceğini bilmek, bunları çok değerli kılıyor. Aldığım her tadın, her kokunun, her günün , her buluşmanın, her ayrılığın sonuncu olabileceğini biliyorum.”
“Bir şeyi iyi olarak etiketlediğimizde onu iyi görürüz. Bir şeyi kötü olarak etiketlediğimizde onu kötü görürüz. Sanki bu etiketler kesinlikle gerçekmiş gibi, beğenmeye ve beğenmemeye ya da kimin doğru kimin yanlış olduğuna takılıp kalırız. Ancak insan deneyimi hiçbir şeye tutunamayacağımız, hiçbir şeyin sonsuza kadar belirli olmadığı bir deneyimdir. Gerçeklik sürekli yıkılır. Bu geçicilik durumunda mantıklı olan tek şey, birbirimize el uzatmamızdır.”
“Uyanma, kendimizi inşa etme değil kendimizi bırakma sürecidir. Bu paradoksal, muğlak, potansiyel dolu, yeni düşünme ve görme biçimleriyle dolu orta yerde, durup bundan sonra yaşanacaklarla ilgili hiçbir garanti belgesi olmadan, rahat olabilme sürecidir.”