Betül

Betül
@charmquark
Instagram: kitap_keyfi
“ Öyle bir şey de yok Juan, tarafsız ve kişisel adalet de yok.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Kimse dengini kınamaz, kimse kendisine benzeyen birini suçlamaz.”
"Adalet?" diye tekrarladı şimşek gibi. "Adalet diye bir şey yok. Ya da ancak istisna olarak var: Görünüşü kurtarmak adına verilen bir iki ceza; o da bireysel suçlarda yalnızca. Başına gelenler için şanssızlık işte. Toplu suçlarda yok, ulusal suçlarda yok, burada hiçbir zaman var olmadı, var olmuş gibi bile yapılmadı. Adalet her zaman ürker bu suçların büyüklüğünden, ezilir bollukları altında, geri çekilir miktarları karşısında. Tüm bunlar durdurur ve korkutur adaleti ve bir diktatörlüğün ya da bir savaşın, hatta boktan köyün birinde yaşanan basit bir lincin ardından adalete başvurmak naifliktir; bu işte her zaman çok fazla insanın payı vardır.”
“Bir kez olan tekrar olabilir; bunu herkes bilir. Öncüllerin önemi olmadığınınsa daha az insan farkındadır sanki: Hiçbir zaman yaşanmamış olan da aynı şekilde vuku bulabilir.”
“Diğerlerinin yaptıklarının aynısı işte: Franco’yu destekleyen ve onlarca yıl süren zulmüne kulluk eden onca profesör, tarihçi, roman yazarı, ressam aradan zaman geçip de bu durum artık bir tehlike arz etmez olunca sözde solculara dönüştü. Ve bugün hayatları boyunca muhaliflermiş, ömürlerini sürgünde geçirmişler, sansüre maruz kalmışlar gibi davranıyorlar. Șu Katalan ressam, adı her ne idiyse, özellikle çileden çıkarıyor beni. Ve, yine adını hatırlamadığım, etik üzerine vaaz veren o çirkin, kel filozof da öyle. Naval hepsini biliyor, gerçekte ne yaşandığını, kimin ne dediğini ve yaptığını, nerede olduğunu. Yalnız şu var; sakın aleni bir biçimde suçlamaya kalkma onu, zira ilk solcular çıkıp hararetle savunacak ve suçlamalarını reddedecektir, seni içlerinden birinin itibarını sarsmakla ve ona kara çalmakla suçlayacaktır. Dünden önceki günden beri içlerinden biri, kahretsin. İnsanlar kaz gelecek yeri bilirler; '40'lı yıllarda da böyleydi bu, şimdi de böyle."