Betül

Betül
@charmquark
Instagram: kitap_keyfi
“Nasıl bir karar alınırsa alınsın arzu ve sevgi bir günden diğerine değişmez, yok böyle bir şey. Keşke öyle olsaydı, daha başka ne isterdik ki, bin dert ve tasadan, bin faciadan kurtulurduk ne güzel.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Hepimiz başarabiliriz işin aslı bunu, en aptalımız bile yapabilir, dünyanın en kolay şeyi yıkmak ve zarar vermektir; ne bilgelik ne dirayet ne de zeka gerektirir, bir aptal zeki birini her zaman lime lime edebilir “
“Kaybedenlere gelince; ister kendilerine ister uzak atalarına yapılanlar olsun -ki çok daha kalıcı, gaddarca ve keyfiydi onların başına gelenler- yaşanan vahşeti hatırlamamayı seçtiler, hele hele kendi yaşadıklarına benzer bir şey yaşamamalarını, sıkıcı, olaysız bir hayat sürme, -baş eğdikleri ve özgürlükten yoksun oldukları bir hayat olsa da bu- lütfuna sahip olmalarını diledikleri çocuklarına tek kelime etmediler (kendisini böyle kötü bir durumda gösteren vakaları kim anlatmak ister ki zaten). Hem özgürlük olmadan yaşanabilir, pekâlâ özgürlükten vazgeçilebilir. İşin aslı korkuyla yaşayan yurttaşların ilk vazgeçtikleri şeydir özgürlük. O kadar ki neredeyse özgürlüklerinden olmak için, özgürlüklerinin ellerinden alınması için, gözlerinin önünden ilelebet uzaklaştırılması, resimlerde bile görünmemesi için davetiye çıkarırlar, alkış tutarlar bunu yapacak olana ve gider ona verirler oylarını.”
“Birisine bir hikayeyi zorla kabul ettirmek uzun vadede tatmin etmez insanı; sonunda sanki kendi kendinize anlatıyormuşsunuz gibi gelmeye başlar ve bunun bir esprisi yoktur: Şayet yalnızca dindaşlarınız, yardımcılarınız ve ödlek hizmetçileriniz tarafından destekleniyorsanız bu durum kendi kendinize satranç oynamaya benzer.”
“Gelgelelim ortada bir gerçek vardır, tüm bunlar olmadığı anlamına gelmez. Bir şey ya olmuştur ya da olmamıştır ve olduysa belli bir şekilde olmuş, kendine belli bir şekilde yer bulmuştur. Burada gerçekleşmenin ve olmanın eşanlamlısı olarak kullandığımız 'yer bulmak' tabirine dikkatini çekerim. İlginç bir şekilde doğru ve uygun bir tabirdir bu çünkü söz konusu gerçek olduğunda tam da bu yaşanır; bir yeri vardır ve orada kalır, bir zamanı vardır ve yine o zamanda kalır. Onların içinde kilitli kalır ve kilitleri açmanın hiçbir yolu yoktur; içeriğine bir göz atmak için ne birine ne de ötekine gidebiliriz zira. Bize tahminler ve yaklaşımlar kalır sadece, etrafında dolaşmak ve uzaktan yahut maskelerin ve sislerin arasından şeklini seçmeye çalışmaktır tüm yaptığımız, ki bu da beyhude bir çabadır, hayatı bununla harcamak aptallıktır. Ama yine de, ama yine de...”