Neden acı çekiyorum, endişeleniyorum, yalnız hissediyorum, üzgünüm falan diyorum acaba? Her şeyi açıkça söylesem ölür müyüm sanki? Hissetiklerimi çok iyi biliyorum ama onları tanımlayacak tek bir isim, sıfat söyleyemiyorum. Sadece kaygılanıp duruyorum.
Çok rol yapıyor. Doğal olmayan bir yanı var. Bu insanı yormaz mı? Kişiliğinde anlaşılması güç bir şey de var - anlamadığım çok yönü mevcut- karamsar olmasına rağmen keyfi yerindeymiş gibi görünmeye çalıştığını görebiliyorum.
Anne, baba diye seslenmek istiyorum. Ama yine de gerçek denilen şey, beklenmedik bir şekilde sevmediğim yerlerde olabileceğinden oldukça acınası hissettiriyor.
Karşımdaki koltukta aynı yaşlarda dört-beş ofis çalışanı boş bakışlarla oturuyordu. Yaşları otuz falan mı? Hepsinden rahatsız oldum. Gözleri pusluydu, ruhları yoktu sanki. Ama içlerinden birine ufacık da olsa gülümsersem sadece bu bile adamlardan birinin beni kendine eş olarak seçmesi ve benim zorla evlendirilmem anlamına gelebilir. Bir kadının kaderine karar vermek için bir gülümseme yetip de artıyor. Tuhaf denilecek kadar korkunç. Dikkat edeyim.