“benim bir abim vardı weakly, o da öldü.”
“abin mi vardı? üzüldüm. ne zamandı bu? ne oldu?”
“uzun zaman önceydi. on yaşındaydım. kendini astı.”
“yüce tanrım!”
“bir keresinde ben de ölüyordum, taşocağındaki göle atlamıştım. yüzme bilmiyordum. hala da bilmiyorum. abim hemen arkamdan atlamıştı. bir şekilde beni kıyıya çıkarmıştı.
“anlıyorum. abin seni kurtardı, bu yüzden sende onu kurtarabilmen gerektiğini düşünüyorsun. öyle mi? ama elizabeth, yüzme bilmiyormuşsun; abin o yüzden arkandan atlamış. şunu anlamalısın ki intihar öyle bir şey değil. intihar çok daha karmaşık bir şey.”
“weakly, o da yüzme bilmiyordu.”
insanlar hislerine karşılık bulmak isterler. buna ihtiyaç duyarlar. ve istedikleri karşılığı aldıklarında yapabileceklerinin sınırsız olduğuna inanırlar çünkü sevgi böyle bir şeydir. sevgi güçtür. sevgi sihirdir. sevgi her şeydir.
bazen yanlışları seçsek bile bu o yanlışın bize bir iyilik getiremeyeceği anlamına gelmez ama iyilikler de oturduğunuz yerde size gelmez dostlarım. onları bulmak için yola çıkmalısınız. büyük bir yanlışlığın içine düşseniz bile seçimlerinizi orada kaybolmak için değil, hayatın içinde kendi benliğinizle var olmak uğruna yapmalısınız. bu sayede seçimlerinizin sonuçları umduğunuz gibi gitmese bile en azından denediğinizi söyleyebilirsiniz. ve bunu söylemek pek çok şeye değer.