ben sadece insanların gülümsemesinde payımın olmasını seviyorum. beni hatırlamalarını, hayatlarının sonuna kadar, akıllarına geldiğimde beni gülümseyerek anacak olmalarını seviyorum. hayata hiçbir şey yapmadan yitip gitmek için gönderilmedik. her insan kendine yaşamı güzel kılacak bir amaç edinmeli. değerli kılacak. kimse için değil, kendisi için. amaçsızlık, işe yaramama hissi, kendini yetersiz görmek insanı mutsuzluğa ve depresyona sürükler.
“ben yapıyorsam mutlaka yapan başkaları da vardır. birileri her zaman vardır bayan renk.”
“sen olmasaydın birileri beni bulur muydu?”
“kimse olmasa bile sen kendini bulurdun. sonsuza dek kaybolmak için fazla inatçısın. bir süreliğine geri çekildin, hepsi bu. eninde sonunda kabuğundan çıkardın. çıkacağını biliyorum.”
duygular söz konusu olduğunda acımasız davranabilirim çünkü ben mantıklı olanı söylemek zorunda olan kişiyimdir. karşıdakinin neyi tercih edeceği ona kalmıştır ama ben duygusal davranamam.
sen sinansın, sen sadece… sensin işte. yaptığın şeyler başka anlamlar ifade etmez. neysen osundur. karşılık beklemezsin, çıkar gözetmezsin. ama ben senin gibi değilim. uzun zamandır bir arkadaşım bile yoktu ve şimdi seninle ilgili tüm bu güzel şeyler… boş ver, zırvalıyorum.
aptal bir kahraman gibi ortalıkta dolaşıp iyilik dağıtır. çünkü dünyanın daha iyi bir yer olabileceğine inanan bir avuç insandan biri. ve tüm bunların yanında, benim arkadaşım.