galiba ancak bir kadın iyileştirebilir diğerini. ancak o yaralarını sarabilir, ancak o gerçekten sarılabilir. bir kadını galiba sadece, başka bir kadın anlayabilir...
o beni anladı. başımı kucağına sakladı. saçlarımı sevdi ama kafamın içindeki zehirli yılanları susturamadı. unut ve öldür diyordu bana, haklıydı. ama sır hep aynalarda kırılır. sırrın parçası artık yaranın da parçasıdır.
bir öğretmen adayı olarak günümüz türkiyesinde yaşamak, yaşamaya çalışmak ne kadar zor. öğretmen olup çocuklara ulaşmak, çocukları geleceğe hazırlamak istiyorsun geleceğe faydalı nesiller yetiştirmek için okuyorsun. ama meslek hayatına girdiğinde; seni giyinişinden, görünüşünden yargılayacak velilere, istediğini yapmazsan seni cimere şikayet ettirebileceğini söyleyen öğrencilere, böyle zor durumlar yaşadığında arkanı yaslayabileceğin ne bir müdür ne bir bakan ne de bir adalet olmamasına, bir gün geleceğe hazırladığın, büyüttüğün öğrencinin seni öldürebileceğine hazır olman gerekiyor. öldürüldüğünde sebepleri araştırılmıyor kimse konuşmuyor bir kaç gün twitter gündeminde kalıp unutuluyorsun bir de. öyle bir ülke ki öğrencilerin evi denilen okullarda öğrenciler, öğretmenler bir milletin yapı taşı dediğimiz kişiler ölüyor ama suçladığımız tek konu oyunlar ve diziler oluyor. bu durum için yapılan protestolar ise kınanıyor insanlar tarafından eleştiriliyor. geleceğe karşı umutla bakamadıktan, geleceğimizi oluşturan çocukları yetiştiremedikten, çocuklarımızı hayatta tutamadıktan sonra okullarda öğretim vermek ne kadar önemli. yayın yasağı ve erişim engeli getirerek, üç maymunu oynayarak sorunlar nasıl çözülür, ne kadar gelişir bir toplum. çürüme dediğimiz sorunun tek sebebi gerçekten sosyal medya mıdır ?
"vatan korumak çocukları korumakla başlar." diyen, çocuklara bayram günü armağan eden Atatürk'ten, çocuklara önem veren sistemden okuldaki saldırıda kendi canını kurtarmak için camdan atlayan çocukların olduğu bir sisteme geçişimiz ne kadar acı verici.
bir şehrin değişmesi, bir insanın değişmesi, dünyanın değişmesi hatta, kendinden öncekilere ihanet gibi. değişmemesi de kendine ihanet olurdu ama değil mi?