sen, insanlar konuşurken ağız hareketlerini tekrar ediyorsun. küçük en küçük hareketi yakalamaya çalışıyorsun. anlamak için. bilmek için. senin bu tekrarın yüzünden herkes, anlamadıkları bir yakınlıkla, kendini sana benzetiyor. sen hiçbir şeye benzemiyorsun. öyle ki, bazen geceleri kendine bile benzemediğini fark ediyorsun.
geri dönmeyi beceremeyecekleri, bir kez gitseler artık hep gideduracakları için asla çekip gitmeyenler,
cümle bittiğinde ölmek zorunda kalacağı için lafa hiç başlamayanlar...
ağırbaşlı olmayı olgunluk sayan bir toplumda genelgeçer bir imge edinmiş idare edip gidiyordum. içimdeki sessiz fırtınalardan kimsenin haberi yoktu, yıllar yılı da olmadı. hep bekledim, hep beni görsünler, keşfetsinler, anlasınlar diye bekledim.