sen, insanlar konuşurken ağız hareketlerini tekrar ediyorsun. küçük en küçük hareketi yakalamaya çalışıyorsun. anlamak için. bilmek için. senin bu tekrarın yüzünden herkes, anlamadıkları bir yakınlıkla, kendini sana benzetiyor. sen hiçbir şeye benzemiyorsun. öyle ki, bazen geceleri kendine bile benzemediğini fark ediyorsun.
geri dönmeyi beceremeyecekleri, bir kez gitseler artık hep gideduracakları için asla çekip gitmeyenler,
cümle bittiğinde ölmek zorunda kalacağı için lafa hiç başlamayanlar...
galiba ancak bir kadın iyileştirebilir diğerini. ancak o yaralarını sarabilir, ancak o gerçekten sarılabilir. bir kadını galiba sadece, başka bir kadın anlayabilir...
o beni anladı. başımı kucağına sakladı. saçlarımı sevdi ama kafamın içindeki zehirli yılanları susturamadı. unut ve öldür diyordu bana, haklıydı. ama sır hep aynalarda kırılır. sırrın parçası artık yaranın da parçasıdır.